• Başkan'dan

Kıymetli Paydaşlar;

Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyele inanarak, Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve geliştirmek amacıyla 1986 yılından bu yana çalışıyoruz.

Günden güne büyüyor, her geçen gün güçleniyor ve dünyanın dört bir köşesine yayılıyoruz.

DEİK çatısı altında toplanan iş insanlarına, özgüven, vizyon ve yeni pazarlar kazandırırken, onların ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlamalarına imkan sağlıyor; dünyaya ülkemizin ekonomik başarı hikayesini, Türkiye'ye de dünyadaki iş fırsatları anlatıyoruz. 

Küreselleşmenin her geçen gün insanları, ülkeleri ve hatta kıtaları biraz daha yakınlaştırdığı; karşılıklı etkileşimin artarak, fiziki sınırların ortadan kalktığı; uluslararası sermaye hareketlerinin hızlandığı, dünya ekonomisinin yeniden şekillendiği; dış ekonomik ilişkileri salt ithalat, ihracat ve yatırımlar olarak ele almanın güçleştiği bir dönemde DEİK olarak bizler, dış ekonomik ilişkileri, ticaretin, etkinin, küresel politikaların, ülke temsilinin çok daha ötesinde ve çok daha fazlası olarak görüyoruz.

Bu çerçevede bizler dış ekonomik ilişkileri bugünkü medeniyetlerin temeli, kültürlerarası temasın müsebbibi, insanlığın gelişmesinin itici gücü olarak adlandırıyoruz.

Dolayısıyla da DEİK’i, sadece bir iş insanları kurumu değil;

Ülkemizin dünyaya açılan penceresi;

Ülkemizin değerlerinin, vizyonunun ve potansiyelinin küresel temsilcisi;

Ülkemizin küresel aktörlerle temas ettiği bağların kurucusu;

Türkiye’nin dünyayı kavrayan zihni;

Türkiye’yi dünyaya anlatan söz;

yani Türkiye’nin küresel ufku olarak nitelendiriyoruz.

İşte bu düsturdan hareketle DEİK olarak stratejik bir hamle gerçekleştirerek, ufkumuzu genişleten yepyeni bir vizyon belirledik. Bu vizyondan aldığımız güç ile, uluslararası etkinliğimizi artırmaya ve dünyanın dört bir köşesinde söz sahibi bir kurum olma hedefine yönelik ayrıntılı bir yol haritası hazırladık ve bu yol haritasını hiç vakit kaybetmeden uygulamaya koyduk.

Hedefimiz, 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak.

Bu hedef için de özel sektör olarak üzerimize düşen görevi layikiyle yerine getirmeye çalışıyor, ülkemize ve iş dünyamıza yönelik yaptığımız hizmetleri daha ileri götürmeye ve yeni hedeflerle çıtamızı daha yükseğe taşımaya gayret gösteriyoruz.

Değerli DEİK ailesi;

Başlattığı atılımı geçmişin güçlü temelleri üzerine inşa eden DEİK adına, kuruma bu saygın kimliğini kazandıran tüm  paydaşlarına teşekkürü bir borç biliyor; Yönetim Kurulumuz adına sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ömer Cihad VARDAN

Başkan

ÖMER CİHAD VARDAN

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1962 yılında Hendek, Sakarya’da doğan Ömer Cihad Vardan, 1983 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Yüksek Lisans çalışmalarını Amerika Ohio State Üniversitesi İmalat Mühendisliği Alanında tamamladı.

1987 yılı sonlarına kadar Ohio Eyaletinin Başkenti Columbus’ta “Engineering Research Center for Net Shape Manufacturing” adlı Araştırma Merkezinde Araştırma Mühendisi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra ilk olarak Kale Grup’ta Stinger Füzelerinin bazı parçalarının üretimiyle ilgili CAD/CAM proseslerinin geliştirilmesinden sorumlu İmalat Mühendisi olarak görev aldı. Bilahare UTE Holding bünyesinde McDonald Douglas’ın Unigraphics adlı CAD/CAM yazılımının satışlarını gerçekleştiren Ömer Cihad Vardan, 1991 başında halen ortağı olduğu ve Genel Müdürlüğünü sürdürdüğü Endüstriyel Amaçlı Alan ve Proses Isıtma Sistemleri konusunda faaliyet gösteren ve alanında lider konumda bulunan “Çukurova Isı Sistemleri” adlı aile firmasının kuruluşunda yer aldı.

Ömer Cihad Vardan, iş hayatının yanı sıra hâlihazırda bazı kuruluşlarda aşağıda belirtilen sıfatlarla gönüllü olarak hizmet yapmaktadır.

Bunlar;

  • Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti Üyeliği,
  • Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (DOSİDER) Başkanlığı,
  • ETSİÇ/FSECC Türkiye-ABD İş Konseyi Türkiye Kanadı Başkanlığı,
  • Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği,
  • İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Üyeliği,
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İklimlendirme Sektör Meclisi Üyeliği,
  • Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Üyeliği,
  • Makine Mühendisleri Odası (MMO) Üyeliğidir.

2008-2012 yılları arasında MÜSİAD 4. Dönem Genel Başkanı olarak görev yapan Ömer Cihad Vardan, bundan önce de MÜSİAD’da  5 yıl Genel Başkan Yardımcısı ve 4 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak toplam 13 yıl hizmet verdi. Bununla beraber 2013-2015 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) bünyesinde 9 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almıştır. Ayrıca 2008-2012 yılları arasında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yönetim Kurulu Üyeliği, 2010-2012 yılları arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeliği, 2012-2014 yılları arasında DEİK Denetim Kurulu Üyeliği ve aynı dönemde Türkiye İnsan Hakları Kurulu (TİHK) Üyeliği görevlerinde de bulundu.

Daha önce Türkiye Makine İthalatçıları Birliği Başkanlığı ve İTO Meclis Üyeliği de yapan Ömer Cihad Vardan, bulunduğu görevler süresince birçok seminer ve konferansa konuşmacı olarak katıldı ve özellikle ülkemizin kalkınmasına yönelik ekonomi, teknoloji ve sosyal alanlarda 30’a yakın raporun hazırlanmasına öncülük etti, ilgili çalışmaları yönetti ve bir kısmını da bizatihi hazırladı.

Bilhassa MÜSİAD Başkanlığı döneminde hükümet ve kamuoyuyla paylaştığı, Türkiye’nin küresel krizle baş edebilmesi ve krizden fazla yara almadan çıkabilmesine yönelik sosyoekonomik kalkınma önerilerini içeren rapor ve görüşleri ilgi uyandırdı. Birçok mecrada Türkiye’nin IMF ile imzaladığı 19. Stand-by anlaşmasının tamamlanmasının ardından bir daha anlaşma yapılmaması gerektiğini savunan Ömer Cihad Vardan, MÜSİAD Başkanlığını devretmeden önce son olarak Aralık 2011’de “Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Önerisi” ve Mart 2012’de de “Küresel Rekabet için Ar-Ge ve İnovasyon” raporlarını kamuoyuna sundu.

Aldığı teknik eğitim ve yaptığı çalışmalar çerçevesinde özel ilgi duyduğu teknoloji üretebilme hususunun ülke kalkınmasındaki önemine her zaman değinen Ömer Cihad Vardan,  Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesinin ve insanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerinin ekonominin gelişmesinde en büyük etkenlerden olduğunu devamlı dile getirdi. Bu bağlamda özellikle kamuoyu ile paylaştığı “Anayasa Önerisi” raporuyla Türkiye’de yapılacak yeni Anayasa’da insan haklarının en geniş manada yer alabilmesinin gerekliliğini her platformda savundu.

Bütün bu çalışmaları ve edindiği tecrübeleri anlattığı, gençlere ışık tutan önerileri de içeren “Cihad ve MÜSİAD” adlı kitabıyla Nisan 2012’de MÜSİAD Başkanlığına veda eden Ömer Cihad Vardan evli ve 2 çocuk babasıdır, İngilizce bilmektedir.

6 AY İÇİNDE AFRİKA İLE İKİNCİ BÜYÜK ZİRVE

6 AY İÇİNDE AFRİKA İLE İKİNCİ BÜYÜK ZİRVE

Türkiye-Afrika Tarım Bakanları Birinci Toplantısı ve Tarım İş Forumu, T.C. Başbakanı Binali Yıldırım, Gine Devlet Başkanı ve Afrika Birliği Dönem Başkanı Prof. Alpha Condé, T.C. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Afrika Birliği Komisyonu Başkanı Moussa Faki Mahamat veDEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan'ın katılımları ile 27-28 Nisan 2017 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştiriliyor. 54 ülkeden 2 Cumhurbaşkanı, 48 Bakan, 14 Bakan Yardımcısı, 46 uluslararası kurum temsilcisi, 184 bürokrat ve 1000'in üzerinde iş insanını buluşturan Zirve, tarım finansman modelleri, sulama teknolojileri, mevsimsel esneklik, tarım ticareti ve yatırımlar, tarım endüstrisi, kırsal kalkınma ve genç istihdamı, gıda ve beslenme temalı panellere ev sahipliği yapıyor.

T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Afrika Birliği Komisyonu (AfBK) organizasyonunda,  T.C. Ekonomi Bakanlığı, DEİK, TİM, MÜSİAD, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği, ve THY işbirliğinde düzenlenen Zirvenin açış konuşmasını gerçekleştiren T.C. Başbakanı Binali Yıldırım, bu Zirve'nin sadece Türkiye ve Afrika için değil, dünyanın geleceği için de çok önemli olduğunu söyledi. İnsanlığın küresel sorunlara çözüm üretmekte yetersiz kaldığını ifade eden Başbakan Yıldırım, Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki son on yılı aşkın süredir devam eden samimi işbirliğinin ve iletişimin dünyaya örnek olması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında çok sayıda Afrika ülkesine üst düzey ziyaret gerçekleştirdiğine değinen Başbakan Binali Yıldırım, "bizim Afrika ülkeleri ile olan ilişkimiz tek taraflı değil, karşılıklıdır" dedi. Türkiye'nin Afrika'ya ilk adımı kıtaya ulaşım ve erişim imkanlarını artırmakla başladığını vurgulayan Başbakan Yıldırım, ikinci adımın Büyükelçiliklerin açılması olduğunu ifade etti ve daha fazla Büyükelçiliğin Afrika ülkelerinde çalışmaya devam edeceğini söyledi. "Bugün itibariyle Afrika ile ilişkilerimizi, tek taraflı menfaat üzerine değil, karşılıklı olarak geliştirmenin zamanı gelmiştir" diyen Başbakan Binali Yıldırım, Zirve kapsamında düzenlenen İş Forumu ve B2B görüşmelerin bu amaç için önemli bir fırsat sunduğunu da sözlerine ekledi.

Afrika Birliği'nin Dönem Başkanı, Gine'nin Devlet Başkanı Prof. Alpha Condé ise, Forumun açışında yaptığı konuşmada barındırdığı büyük potansiyele rağmen Afrika'da tarım sektörünün henüz arzu edilen seviyeye ulaşamadığını, buna bağlı olarak tarımın finansmanı, kırsal kalkınma ve tarım endüstrisi alanlarında daha fazla çabaya ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Tarımsal kalkınma için yatırımın çok önemli olduğunu hatırlatan Gine Devlet Başkanı Prof. Condé, Türiye-Afrika Ortaklığı kapsamında belirlenen 2063 Gündemi'nin yerine getirilmesi için Türkiye ile daha fazla ortaklığa ve işbirliğine ihtiyaç duyduklarını sözlerine ekledi; Türkiye-Afrika Tarım Bakanları BirinciToplantısı ve Tarım İş Forumu'nun bu işbirliğini geliştirmek için önemli bir platform olduğunu hatırlattı.

T.C. Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ise, Afrika'nın küresel ekonomideki payının sadece 3 olduğunu hatırlatırken, kıtanın dünya nüfusunun yüzde 15'ine ev sahiliği yaparken, dünyadaki tarıma elverişl toprakların ise yüzde 25'ine sahip olduğunu söyledi. Afrika'nın tarım alanında büyük bir potansiyele sahip olmasına rağmen, henüz bu potansiyelin doğru değerlendirilmediğine dikkat çeken Bakan Çelik, Türkiye'nin bu noktada Afrika'nın yanında bir ortak ülke olduğunu söyledi. Zirve kapsamında "Afrika sorunlarına, Afrika çözümleri bulunmaya çalışılacağını" ifade eden Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, önümüzdeki dönemde Türkiye ile Afrika arasında tarım ve tarım ticaretinin artacağına inandığını söyledi ve Türkiye ile Afrika ülkeleri arasında tarım sektöründe daha sık görüşmelerin gerçekleştirilecceğini ifade etti. Bakan Çelik ayrıca Türkiye'nin başlattığı ‘Milli Tarım' Projesinin, Afrikalı ülkeler tarafından da örnek alınması gerektiğini vurguladı ve Türkiye olarak bu konuda Afrika ülkelerine her türlü desteği vermeye hazır olduklarını söyledi.

Zirve'nin açışında bir konuşma gerçekleştiren T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, 2005 yılında Türkiye tarafından başlatılan Afrika açılımının artık bir ortaklık politikasına dönüştüğünü söyledi. Sadece diplomatik değil, insani yardım, eğitim, ticari ilişkilerde Afrika ile ilişkilerde yeni bir dönem yaşandığına dikkat çeken Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Türkiye'nin Afrika Birliği gibi bölgesel örgütler ile ilişkileri geliştirmekte samimi ve kararlı olduğunu söyledi.

Afrika Birliği Komisyonu Ekonomi ve Tarım Komiseri Josefa Correia Sacko ise, tarım alanında büyük bir potansiyele sahip olan kıtanın, kuraklık, sulama imkanlarının yetersizliği ve tarım alanlarının doğru kullanılmaması sebebiyle gıda güvensizliğine mahkum kaldığını söyledi. Kıtada tarım sektörünün geliştirilmesi için Afrika Birliği'nin kapsamlı politikalar belirlediğini ve uyguladığını vurgulayan Ekonomi ve Tarım Komiseri Sacko, Antalya'da gerçekleştirilen Zirve'nin, Türkiye'deki iyi örneklerin Afrika'ya transferi ve Afrika kıtası ile Türkiye arasındaki bilgi paylaşımının sağlanması açısından büyük öneme sahip bir platform olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı  Ömer Cihad Vardan,‘Tarımda Yeni Ufuklar; Yeni Umutlar' sloganıyla Türk ve Afrika'daki ülkelerin Tarım Bakanlarını ve tarım sektöründe faaliyet gösteren yüzlerce iş dünyası temsilcisinin gerçekleşen Zirve'de bir araya geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 yıl önce Türkiye'nin Afrika Açılım Programını başlattığını hatırlatan Vardan, bu açılım sayesinde  Afrika'daki ülkelerle ilişkilerde Türkiye'nin  bambaşka bir noktaya geldiğini vurguladı.  Türkiye ile Afrika ülkeleri arasındaki ilişkilerin sadece diplomatik, kültürel ve insani yardım çerçevesinde değil; ticaret ve yatırımlar noktasında da önemli bir gelişme kaydettiğini, derinleştiğini ve çeşitlendiğini belirten Başkan Vardan, "Zirve bizim Afrika Birliği ile gerçekleştirdiğimiz ikinci büyük Zirve. 2016 yılının Kasım ayında, İstanbul'da ‘Birleş, Keşfet, Geliştir' sloganı altında, Ekonomi Bakanlığımızın ev sahipliğinde ve Zat-ı Alilerinizin teşrifleriyle gerçekleşen Türkiye-Afrika Ekonomi ve İş Forumu'nda 3.000'e yakın Türk ve Afrikalı iş insanını bir araya getirmiştik. 2 gün boyunca on binlerce ikili iş görüşmesinde, 49 Afrika ülkesinden gelen iş insanlarının, Türk muhatapları ile yeni ortaklıklara adım attığına şahit olmuştuk. Zaman içinde bu ilişkilerin gelişerek, anlamlı ticari birlikteliklere dönüştüğünün de müjdesini size vermek isterim" dedi.

Zirvenin kapsamında DEİK ve Afrika Birliği arasında imzalanacak İyi Niyet Anlaşması'nın, iki örgütü tam kurumsal hale getirdiğini ve iki kurumun "tam yetkili, tek yetkili muhatap" kıldığını vurgulayan Başkan Vardan sözlerine şöyle devam etti: "İş Konseylerimiz, son 2,5 yılda geniş katılımlı heyetlerle Afrika'da 50'den fazla ülkeyi ziyaret etti. Afrika'da ayak basmadık toprak bırakmamak için can hıraç çalışıyoruz. Ayak bastığımız her yerde alnımız ak, başımız dik".

Zirvede, DEİK ile Afrika Birliği arasında imzalanan İyi Niyet Anlaşması'nın yanısıra, DEİK ile Burundi Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu  arasında, Türkiye-Burundi İş Konseyi Kuruluş Anlaşması ve DEİK ile COMESA (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) arasında İşbirliği Anlaşması da imzalanacak.

 

Türkiye-Afrika İlişkileri Hakkında

 

Afrika açılımı 11. yılını tamamladı.Bu süreçte;

·         Türkiye'nin Afrika'yla ticaret hacmi 2003-2015 arasında 6 kat yükseliş gösterirken aynı süre içinde ithalatı ikiye katlandı. (Ekonomi Bakanlığı verisi)

·         2004 yılında Afrika kıtasında yalnızca 12 Büyükelçiliğimiz bulunurken, bu sayı 2016'da 39'a yükseldi.

·         Şu anda 4 Afrika ülkesi ile  (Fas,Tunus,Mısır,Morityus) Serbest Ticaret Anlaşmaları imzalanmış durumda.

·         2003'te Türkiye'nin yalnızca 6 ülkeyle Yatırımların Karşılıklı Korunması Anlaşması varken, bugün bu anlaşma 22 ülkeyle imzalanmış durumda.

·         2003 yılında 4 ülke ile geçerli olan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması  bugün 11 ülkeyle geçerli hale geldi.

·         1970'lerden bugüne Türk müteahhitlik şirketleri tarafından Afrika'da alınan projelerin hacmi 55 milyar ABD Dolarına kadar yükselmiştir.

·        Bugün Türk Havayolları kıtadaki 32 ülkede 51 noktaya uçuş gerçekleştirmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

COMESA Hakkında

 

Doğu ve Güney Afrika Ortak Pazarı COMESA, 1994'te kurulmuş, uluslararası rekabeti ve tam entegrasyonu amaçlayan 19 üyeli (Burundi, Komorlar Birliği, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Cibuti, Mısır, Eritre, Etiyopya, Kenya, Libya, Madagaskar, Malavi, Mauritius,Ruanda, Seyşeller, Sudan, Svaziland, Uganda, Zambiya ve Zimbabve) uluslararası bir örgüttür. Üye ülkelerin ticaretini kolaylaştırmak amacını taşımaktadır.

 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

İŞ DÜNYASINDAN TÜRKİYE İLE İRLANDA DOSTLUĞU

İŞ DÜNYASINDAN TÜRKİYE İLE İRLANDA DOSTLUĞU

DEİK/Türkiye-İrlanda İş Konseyi organizasyonu ve Enterprise Ireland işbirliği ile düzenlenen Türkiye Günü, T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İrlanda Dışişleri ve Ticaret Bakanı Charles Flanagan, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK/Türkiye-İrlanda İş Konseyi Başkanı Hakan Karaalioğlu'nun katılımları ile 25 Nisan 2017 tarihinde İrlanda'nın başkenti Dublin'de gerçekleştirildi. Türk iş dünyasından önde gelen temsilcilerin yoğun katılım gösterdiği "Türkiye Günü" etkinliği kapsamında 75 Türk ve İrlandalı iş dünyası temsilcisi bir araya gelerek, yatırım ve işbirliği fırsatlarını  değerlendirdi.

T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci açış konuşmasında, en kısa zamanda Türkiye'de de bir İrlanda ülke günü etkinliği düzenlenmesini temenni ettiğini söyledi. Türkiye'nin bir köprü, merkez ülke konumunda olduğunu belirten Zeybekci,  Türkiye ile İrlanda'nın birbirinin zor günlerde dostu olduğunu ve Türkiye'nin maddi ve manevi olarak İrlanda'nın yanında  olduğunu söyledi. Ekonomi Bakanı Zeybekci, Türkiye'nin hukukun üstünlüğüne inancını hatırlattı ve bulunduğu coğrafyanın koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Zeybekci, "Önemli bir ortamda, zenginliğin ve zengin kültürün ortasında, karşımızda problemler olacağını biliyoruz. Dostlarımızın bizi Avrupa'nın ortasında bir ülke gibi değerlendirmesi son derece yanlış olur. Türkiye'nin son 200 yıldır yolcuğu bellidir, muhasır medeniyet seviyesine ulaşmaktır. Bizi üyelik süreci rahatsız etmiyor. Bizim için önemli olan AB standartlarını tutturmak daha önemlidir, üyelik ikinci plandadır." Zeybekci ayrıca Türkiye-İrlanda ilişkilerini de değerlendirdi; "İrlanda  bizim zor zamanımızda yanımızda oldu. Asla unutmayacağız. Gümrük Birliği ile İrlanda ile işbirliğimizi servis ve teknoloji hizmetleri gibi alanlarla genişletmek istiyoruz. Bundan sonraki ilişkilerimizde İrlanda'nın desteğinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Haziran ayına kadar Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği konusunda bir karar alınacaktır. Biz bunu 2018'in ilk yarısına kadar hayata geçirmek istiyoruz. Gümrük Birliği'nin derinleştirilmesi hem Türkiye hem Avrupa Birliği için kazançlı olacaktır." Zeybekci, 2017 yılı sonbaharında İrlandalı ve Türk şirketlerin biraraya geleceği bir organizasyonun Türkiye'de yapılmasını, yol haritası belirlenmesini önerdi ve sözlerini sürdürdü; "İrlanda dünyanın pek çok dev ekonomisinde etkili olduğunu biliyoruz. 80 milyon İrlandalı ülkesinin dışında yaşıyor. Türkiye'yi de  İslam coğrafyasında önemli bir yerde görmek gerekir. İrlandalı teknoloji firmaları ve Türk müteahhitlik şirketleri birlikte iş yapabilir. Türkiye'de sadece yenilenebilir enerjide 200 milyar ABD Doları yatırım yapılacak, 250 milyar ABD Doları ulaşımda yatırım yapılacak. Haberleşme ve savunma sanayiinde de çok sayıda yatırım fırsatı var."

İrlanda Dışişleri ve Ticaret Bakanı Charles Flanagan ise, yaptığı konuşmada, hızla gelişen küresel ticarette İrlanda markalarının önemli bir yer edindiğini ve özellikle bilgi teknolojileri alanında dünyanın en güçlü şirketlerinin İrlanda'yı tercih ettiğini söyledi. AB'nin özellikle göçmen krizinde Türkiye'nin oynadığı rolün farkında olduğunu ifade eden İrlandalı Bakan, 15 Temmuz darbe girişimin Türkiye'de demokrasinin kalbine yapılmış bir saldırı olduğunu ve İrlanda'nın bu girişime ilk tepki gösteren ülkelerden biri olduğunu hatırlattı. Nisan ayı ortasında gerçekleştirilen halk oylamasını dikkatle takip ettiklerini ifade eden İrlanda'nın Dışişleri ve Ticaret Bakanı Flanagan, Türkiye'nin AB üyelik süreci her zaman desteklediklerini ve desteklemeye devam edeceklerini sözlerine ekledi. Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın en güçlü ilk 10 ekonomisinden biri olma hedefini desteklediklerini ifade eden İrlanda Dışişleri ve Ticaret Bakanı Charles Flanagan, ilerleyen Türkiye ve İrlanda işbirliğinden her iki tarafında karşılıklı çıkar elde edeceğini, Dublin'de gerçekleştirilen bu etkinliğin tarafların potansiyellerini ve fırsatlarını keşfetmek için önemli bir fırsat olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan,Türkiye ile İrlanda'nın ticaret ve yatırımlar noktasında daha fazla ortaklık kurması gerektiğini vurguladı. DEİK Başkanı Vardan, 2014 yılında Türkiye ile İrlanda ekonomileri arasında tesis edilen Ekonomik ve Ticari Ortaklık Komitesi (JETCO) mekanizmasının daha etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti. Vardan, iki ülkenin ticaret hacminin 2016 yılı itibariyle 1,3 milyar Avro olduğunu, ancak bu hacmin iki eskimeyen dost ülke için yeterli olmadığını söyledi. Türkiye ile İranda arasındaki yatırım ilişkilerinin ve know-how paylaşımlarının artırılması gerektiğini belirten Başkan Vardan, İrlanda'nın  teknoloji ve inovasyonun Avrupa'daki merkezi olduğunu ve yüksek yatırımları ile ön plana çıkmış bir ülke olduğunu belirtti. Türk iş dünyası olarak Apple, Google, Facebook gibi birçok uluslarası dev şirkete ev sahipliği yapan İrlanda'nın bu alandaki uzmanlığından ve bilgisinden faydalanılması gerektiğine vurgu yapan Vardan, Türkiye'de her yıl iş hayatına katılan 750 bin gence yönelik bu alandaki işbirliğinin büyük önem taşıdığını belirtti. DEİK Başkanı Vardan, "Türkiye'nin müteahhitlik hizmetlerinde dünya çapındaki büyüklüğü ve tecrübesiyle, İrlanda'nın 25.000'e varan konut ihtiyacını rahatlıkla giderebilecek potansiyele ve kabiliyete sahip bir ülke olduğunu da bu noktada hatırlatmak lazım" dedi.

İrlanda Hakkında Kısa Bilgi:

AB'nin en genç nüfusa sahip olan ülkesi İrlanda ve Türkiye arasındaki dostane ilişkiler 16'ncı yüzyıla kadar uzanmaktadır. İki ülke bugünlerde yeni işbirliklerine hazırlanmaktadır. 2015 yılında ekonomisi %7,8 oranında büyüme gösteren İrlanda ekonomisinde inşaat, sürdürülebilir tarım ve hayvancılık, yenilenebilir enerji, ICT, finansal hizmetler, ilaç sanayi ve eğitim sektörleri öne çıkmaktadır. Teknoloji sektörüne önemli ölçüde yatırım yapan İrlanda, Apple, Google, Huawei, Facebook, Accenture, IBM, Uber, Linkedin gibi birçok uluslararası teknoloji devinin doğduğu ülke. Finansal hizmetler sektöründe; dünyadaki serbest yatırım fonlarının  yüzde 40'ından fazlası İrlanda'da işlem görüyor. 1200 civarında yabancı sermayeli firmaya ev sahipliği yapan İrlanda, 2020 yılı hedefleri kapsamında  enerji üretiminin yüzde 40'ını yenilenebilir enerjiden elde etmeyi hedefliyor ve bu hedefe ulaşmak için her yıl 2,7 milyar Avro değerinde-300 MW rüzgar enerjisi yatırımı yapması gerekiyor. Yanısıra, İrlanda'daki konut ihtiyacının karşılanması için her yıl 25.000 civarında yeni konut inşa edilmesi gündemde.

Türkiye-İrlandaTicaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin İrlanda'ya ihracatı: 495 milyon ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler: Otomobil, motorlu taşıt, makine ve mekanik cihazlar aksam ve parçaları, deniz taşıtları.

Türkiye'nin İrlanda'dan ithalatı: 824 milyon ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler: İlaç, kimya sanayi ürünleri, makine ve mekanik cihazlar aksam ve parçaları ve ortapedik  cihazlar.

Ticaret hacmi:  1,3 milyar ABD Doları

Ticaret dengesi: İrlanda lehine 329 milyon ABD Doları

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

TÜRKİYE-SICA DIŞİŞLERİ BAKANLARI FORUMU DEİK RESEPSİYONU İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

TÜRKİYE-SICA DIŞİŞLERİ BAKANLARI FORUMU DEİK RESEPSİYONU İSTANBUL'DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Türkiye-Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA) İkinci Dışişleri Bakanları Forumu, T.C. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun daveti üzerine 20-21 Nisan 2017 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Forum kapsamında, DEİK/Orta Amerika ve Karayipler İş Konseyi tarafından düzenlenen Resepsiyon, T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Kosta Rika Dışişleri Bakanı ve SICA Dönem Başkanı Manuel González Sanz, SICA İcra Sekreteri Werner Isaac Vargas Torres, Belize Dışişleri Bakanı Wilfred Peter Elrington, El Salvador Dışişleri Bakanı Hugo Martinez Bonilla, Guatemala Dışişleri Bakanı Carlos Raul Morales Moscoso, Honduras Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanı Maria Dolores Agüero Lara, Panama Dışişleri Bakan Yardımcısı Maria Luisa Navarrro, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve İş Konseyi Başkanı Aykut Eken'in katılımları ile 19 Nisan 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Türkiye'nin dünyanın her bölgesinde barışı destekleyen bir ülke olduğunu hatırlattı ve SICA, Latin Amerika ve Karayip Devletleri Toplulukları (CELAC) üyesi ülkeleri Türkiye'de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi. Türkiye'nin, dünyanın birçok yerinde dünden bugüne var olan siyasî kriz, savaş ve çatışmaların son bulması için üzerine düşen vazifeyi her zaman hakkıyla yaptığını belirten Bakan Avcı, Türkiye'nin daima demokrasinin, hakkın ve hukukun yanında olduğunu söyledi. Kültür ve turizm alanında bölge ülkeleri ile önümüzdeki dönemde güzel projeler gerçekleştirmeyi umut ettiklerini dile getiren Bakan Avcı, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Türkiye'nin, farklı tarihî, kültürel zenginlikleri ve doğal güzellikleriyle; başta deniz, kültür, inanç, kış, sağlık, termal, gastronomi olmak üzere farklı turizm çeşitlerine yönelik büyük bir turizm potansiyeli olduğunu söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, Türkiye ile SICA Bölge ülkeleri arasında güçlü ekonomik bağlar oluşturulması için bir yol haritası çizilerek gelecekte ilişkilerin planlanması gerektiğini söyledi. DEİK'in yapısı, Türk iş dünyasındaki işleyiş ve temsil gücüne değinen Vardan, bölge ülkeleriyle ticaret ve yatırım alanında güçlü bağlar kurulacağına inandığını söyledi.

DEİK/Türkiye-Orta Amerika ve Karayipler İş Konseyi Başkanı Aykut Eken, DEİK'in İş Konseyleri aracılığıyla öncü bir rol üstlendiğini, özellikle Orta Amerika ve Karayipler gibi uzak coğrafyalarda, mesafeleri yok eden geliştirici bir faaliyet içerinde olduğunu belirtti. İş Konseyi Başkanı Eken, 2015 yılı verilerine göre SICA ülkeleriyle Türkiye arasında 410 Milyon ABD Doları ticaret hacminin yetersiz olduğunu; fakat bu rakamların hızla geliştirileceğine olan inancının tam olduğunu vurguladı.

SICA

Orta Amerika Entegrasyon Sistemi (SICA) Belize, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Guatemala, Honduras, Kosta Rika, Nikaragua ve Panama olmak üzere toplam8 ülkeden oluşmaktadır. Sistem, bölgedeki siyasi kriz, savaş ve çatışma dönemleri ve diktatörlük yönetimlerinden edinilen tecrübe hesaba katılarak tasarlandı. Sistem aynı zamanda, ülkelerin iç anayasa dönüşümleri ve bölgedeki demokratik rejimlerin varlığıyla birlikte bölgeyi barış, özgürlük, demokrasi ve kalkınma alanına dönüştürmeyi amaçlamakta ve temeli insan haklarına saygıya dayanmaktadır.

CELAC

Latin Amerika ve Karayip Devletleri Toplulukları (CELAC), Latin Amerika ve Karayipler'de 33 ülkeden oluşan diyalog ve siyasi anlaşma için hükümetler arası bir mekanizmadır. Latin Amerika ve Karayipler'in siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel çeşitliliğini bölgesel entegrasyon bazında dengelemek için oluşturulmuştur. Toplamda 600 milyon kişiyi kapsamaktadır. CELAC, bölgedeki tüm ülkeler arasında sosyal kalkınma, eğitim, nükleer silahsızlanma, kültür, finans, enerji ve çevre gibi alanlarda saygın bir diyalogun derinleştirilmesine yardımcı olmuştur. 

DEİK’DEN REFERANDUM SONUÇLARI DEĞERLENDİRMESİ

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan 16 Nisan 2017'de gerçekleştirilen Anayasa değişikliği referandum sonuçlarını değerlendirdi:

"Öncelikle referandum sonucunun ülkemize, milletimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyoruz. Daha önce birçok defalar olduğu gibi, halkımız, bu oylamada da kendi iradesini en iyi şekilde yansıtacak nitelikte %87'e yakın büyük bir katılımla sandığa giderek tercihi yapmıştır. Yurt genelinde bir demokrasi şöleni olarak gerçekleşen bu halk oylaması ile milli irade tecelli etmiştir. Böylesi yüksek katılımla gerçekleşen halk oylamasında kesin olmayan neticelere göre seçmenlerimizin çoğunluğu ülkemizin ileriye dönük yönetim şeklinin "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" olması yönünde tercihini ortaya koymuştur. Bu tercihte, geçmişte ülke yönetiminde yaşanan çift başlılık dahil, hükümet kuramama, ülkeyi koalisyonlara mahkum etme, hızlı karar alamama, bürokratik işleyişteki aksamalar gibi tüm yönetimsel sorunlar etkin olmuştur. Şimdi bundan sonra düşüncemiz, ülkemizin bütün bu sorunlardan arınmış olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın başkanlığında ve liderliğinde öncelikle 2023 ve akabinde 2053 ve 2071 hedeflerine yönelik altyapıyı oluşturarak ileriye emin adımlarla yürüyeceği ve ülkemizin dünya arenasında hak ettiği yeri almak üzere çalışacağı yönündedir. Belirsizliğin ortadan kalkacağı bu yeni dönemde ekonominin ana gündem olacağını ve reformların hızlanacağını öngörüyoruz. Bizler de iş dünyası olarak hepimiz bu misyonun bir parçası hüviyetinde dün olduğu gibi bundan sonra da, ülke hizmetine katkı sağlamaya çalışacağız. Tekrar, referandum sonucunun ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyoruz."

 

İHRACATÇIYA YEŞİL PASAPORT

İHRACATÇIYA YEŞİL PASAPORT 

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN, İHRACATÇIYA YEŞİL PASAPORT VERİLECEK OLMASINI, TÜRKİYE'NIN İHRACATINI ARTIRMA GAYRETLERİ KAPSAMINDA ÇOK ÖNEMLİ BİR ADIM OLDUĞUNU SÖYLEDİ:

"İhracatçıya yeşil pasaport uygulaması, uzun bir süredir iş dünyamızın gündemindeydi. Bu konunun olumlu bir şekilde nihayete erdirilmiş olmasından mutluluk duyuyorum. Yeşil pasaport uygulaması kapsamında iş dünyamız, ihracatımızın yaklaşık yarıya yakınını yaptığımız AB ülkeleri başta olmak üzere, umuma mahsus pasaporta sahip Türk vatandaşlarına vize uygulayan birçok ülkeye vize engeli olmadan girme imkanına erişecek. Bunun da ülkemizin ileriye dönük ihracat hedeflerine ulaşmasına önemli katkı sağlayacağına inanıyorum. Bu vesileyle Ekonomi Bakanımız Sayın Nihat Zeybekci başta olmak üzere, Ekonomi Bakanlığımıza, ilgili tüm Bakanlıklarımıza ve Hükümetimize teşekkür ediyoruz".

 

2016 EKONOMİK BÜYÜME DEĞERLENDİRMESİ

2016 EKONOMİK BÜYÜME DEĞERLENDİRMESİ

TÜİK tarafından açıklanan 2016 yılı büyüme rakamlarına ilişkin açıklamalarda bulunan DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, ekonominin yılın son çeyreğinde beklentinin üzerinde büyümesini olumlu olarak değerlendirdi.

"2016 yılında Dünya genelinde küresel ticaretin daralması, ülkemizde ise yaşadığımız hain darbe girişimi dahil türlü terör olaylarının ülkemiz ekonomisine olumsuz etkilerine rağmen, kişi başı milli gelirimizin 11.000 ABD Dolar düzeyinde tutunması ve yıl genelinde GSYH'nın %2,9 büyümesini oldukça olumlu bir gelişme olarak nitelendiriyorum. Hangi ülke bunca ağır şartlar altında büyümesini sürdürebilirdi. Hamdolsun, ülkemiz bunu başarmıştır. Hiç şüphesiz bu, ülkemizin karşılaştığı sorunlara karşı, ekonomi yönetimimizin aldığı kararların, büyüme rakamlarına olan olumlu etkisini bizlere gösteriyor. İtici güç işlevini üstlenen iç talep artışının ve  son çeyrekte ivmelenmiş özel tüketim harcamalarının yanısıra yatırımların da büyüme kaydetmiş olması bizim için ayrıca çok önemlidir.

Tabii ki, bu rakamlar içinde bulunduğumuz ortam itibariyle sevindirici olmakla beraber, Türkiye'nin 2023-2053-2071 hedeflerine giden yolda olması gerekenin altındadır. Ülkemizdeki vatandaşlarımızın önümüzdeki günlerde yeni Cumhurbaşkanlığı Yönetim Sistemi hakkında vereceği karar ve bilhassa coğrafyamızda yaşanan belirsizliklerin ortadan kalktığı bir yılda daha yüksek ve arzuladığımız büyüme rakamları yakalayacağımıza olan inancımız tamdır."

İlgili Dökümanlar

ÜÇ GÜNLÜK YÜKSEKÖĞRETİM FESTİVALİ KAPILARINI AÇTI

ÜÇ GÜNLÜK YÜKSEKÖĞRETİM FESTİVALİ KAPILARINI AÇTI

Avrasya Üniversiteler Birliği'nin (EURAS) bu yıl ikincisini düzenlediği Avrasya Yükseköğretim Zirvesi (EURIE) İstanbul'da başladı. 53 ülkeden 2.000'nin üzerinde akademisyenin katıldığı ve üç gün sürecek olan Zirvede, Avrasya bölgesinin eğitim politikaları ve trendleri belirlenecek.

Avrasya bölgesinde eğitim diplomasisini geliştirmek ve eğitim politikalarını belirlemek amacıyla 2009 yılında kurulan Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS), birincisini 2016 yılında düzenlediği Avrasya Yükseköğretim Zirvesi'nin İkincisi, 22 Mart 2017 tarihinde İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda açıldı.

"TÜRKİYE'DEN TÜM DÜNYAYA ANLAMLI BİR MESAJ"

Avrasya Yükseköğretim Zirvesi'nin açış konuşmasını yapan Avrasya Üniversiteler Birliği (EURAS) Genel Başkanı ve DEİK/Eğitim Ekonomisi İş Konseyi (EEİK) Başkanı Dr. Mustafa Aydın, "2016 yılında ilk defa düzenlediğimiz EURIE Zirvesi ile beklentilerimizin çok ötesinde bir başarıya ulaştık. Bu başarı sayesinde ‘Study in Turkey' markası, dünya çapında bilinen, tanınan ve rağbet gören bir marka haline geldi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun koordinasyonuyla gerçekleştirdiğimiz ve sektörümüzde dünyanın en büyük üçüncü eğitim zirvesi olan EURIE 2017'de, 52 ülkeden 2.000'nin üzerinde rektör, rektör yardımcısı, dekan, uluslararası ofis direktörü ve temsilcisi, akademisyen, araştırma ve doktora öğrencisini ağırlıyoruz. Fuar alanımızda 200 standımız, konferans alanımızda 33 panel ve seminerimizde dünya yükseköğretimin alanında uzman 75 konuşmacısı ile EURIE 2017, 3 gün boyunca bir eğitim festivaline ev sahipliği yapıyor. EURIE sayesinde yepyeni projeler ve işbirlikleri gelişecek. Eğitim diplomasisi açısından son derece büyük önem taşıyan bu üç günlük Zirvede, uluslararasılaşma, eğitim politikaları, öğrenci değişim programları, bölgenin eğitim stratejileri ve fırsatlar konuşulacak, ikili görüşmelerle işbirlikleri yapılacak. 15 Temmuz'da yaşanan darbe girişiminin ardından dünya kamuoyunda Türkiye aleyhine oluşturulmaya çalışılan olumsuz havaya rağmen EURIE 2017 Zirvesinin, barış, huzur ve gelecek nesillerin daha iyi yetişmesi adına Türkiye'den tüm dünyaya güzel bir mesaj olarak algılanmasını temenni ediyorum" dedi.

"TÜRKİYE EĞİTİMDE STANDARTLARI BELİRLEYEN ÜLKE OLACAK"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, EURAS Genel Başkanı Dr. Mustafa Aydın'ın eğitimde uluslararasılaşma alanındaki heyecan ve arzusunun kendilerini motive ettiğini söyledi. EURIE 2017'nin ortaklarından bir tanesinin DEİK/Eğitim Ekonomisi İş Konseyi (EEİK) olduğuna dikkat çeken Vardan, "Değişimin önünde durulmaz. Değişim ise en çok eğitim alanında göze çarpıyor. Eğitim ise değişimi hızlandıran bir özelliğe sahip. Bizlerin bu değişim dalgasını reddetmek gibi bir lüksü yok. Fakat bizlerin değişimi yönlendirmek, onu toplumumuzun faydasına olacak şekilde kanalize etmek gibi önemli bir görevi ve sorumluluğu var. Kendi öz değerlerimizle, kültürümüzle, toplumsal dinamiklerimizle ve mevcut potansiyelimizle barışık bir değişim sürecini yönetmek durumundayız. Bunu yaparken de her düzeyde eğitimi, değişim sürecinin en önemli yerine konumlandırmalıyız. Bugün baktığımızda üniversitelerimizin tamamı uluslararası standartlara sahip. Ancak değişim sürekli devam ediyor. Standartlarda çıta sürekli yükseliyor. Bizler de bu standartları yakalamaya çalışan değil, eğitimde yeni standartları belirleyen, çıtaları yükselten bir ülke olmak istiyoruz" dedi.

DEİK Başkan Vardan, "İşte tam da bu noktada, eğitim, belki birçok konunun önüne geçiyor. Bu bağlamda, 2011 yılında kurulan DEİK/Eğitim Ekonomisi İş Konseyi, rekabetin çok fazla olduğu küresel eğitim sisteminde ülkemizin konumunu güçlendirmeyi amaçlarken, eğitime bağlı ekonominin de canlanmasını hedefliyor" dedi. 200'e yaklaşan sayısı ile Türkiye'de üniversitelerin dünya standartlarını yakaladığını ifade eden DEİK Başkanı Vardan, "değişim ve dönüşüm sürekli devam ediyor. Standartlarda çıta sürekli yükseliyor. Bizler de bu standartları yakalamaya çalışan değil, eğitimde yeni standartları belirleyen, çıtaları yükselten bir ülke olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı.   

"TÜRKİYE'NİN YÜKSEKÖĞRETİMDE ULUSLARARASILAŞMA ALANINDA REKABET GÜCÜ ARTACAK"

Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Başkan Vekili Prof. Dr. Hasan Mandal ise, Türkiye'de toplam 183 üniversite sayısına ulaşıldığını hatırlattı ve "Türkiye'deki 183 üniversitede toplam 7 milyondan fazla öğrenci öğrenim görüyor. Bu rakamla Türkiye, toplam öğrenci sayısında Avrasya Yükseköğrenim Alanı'nda Rusya'dan sonra ikinci sırada. Türkiye'deki üniversitelerde öğrenim gören uluslararası öğrenci sayısı ise 100.000'i geçti. Bu rakam oransal olarak düşük gibi görünse de rakamsal bazda, son zamanlarda yaşanan olumsuzluklara rağmen üniversitelerimizin başarısı olarak öne çıkıyor. Öte yandan üniversitelerimizin bölgesel bazda kalkınma stratejilerine destek vermesi amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Halihazırda beş ayrı üniversiteye, bölgesel kalkınmanın desteklenmesi noktasında YÖK'ten yetki devri söz konusu. Başka bölge ve üniversiteler için de çalışmalar sürüyor. Araştırma odaklı üniversiteler çalışmasına da devam ediliyor. Şu ana kadar 52 üniversitemiz bu konu hakkında başvuru yaptı. Haziran ayında süreç başlayacak" dedi.

Türkiye'de yükseköğrenim düzeyinin artırılması amacıyla Yükseköğretim Kalite Kurulu'nun kurulduğunu hatırlatan Prof. Mandal, "Yükseköğretimde uluslararasılaşma alanında stratejik işbirliği için TURQUAS projesi geliştirildi. En önemlisi de 100 öncelikli alanda 2.000 doktoralı öğrencimizin olmasını amaçlayan ‘100/2.000' projesini hayata geçirdik. Bu projeler Türkiye'nin yükseköğretimde uluslararasılaşma alanında rekabet gücünü ve farklılaşmasını artıracak. Ayrıca üniversitelerimizin özerklikleri için de yeniden şekillendirme çalışmalarına devam ediyoruz" dedi.

"HEDEFİMİZ BARIŞ VE HUZURLA KALKINMIŞ TÜRKİYE"

Milli Eğitim Bakanı Dr. İsmet Yılmaz ise açış konuşmasında son 15 yılda eğitime ayrılan bütçe artışına dikkat çekti. Bakan Yılmaz, 2001 yılında genel bütçenin yüzde 10'unu teşkil eden ve yaklaşık 11 milyar TL olan eğitim bütçesinin, 2017 yılında genel bütçenin yüzde 20'sine ve 202 milyar TL'ye ulaştığına dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Eğitimden önemli hiçbir konu olamaz. Eğitimi ihmal eden her şeyi ihmal eder. Örneğin bakanlık olarak derslik sayısını ve öğretmen başına düşen öğrenci sayısını daha makul seviyelere indirmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Çünkü bizim anlayışımıza göre iki günü birbirine eşit olan ziyandadır. Yükseköğrenim konusunda ise eğitim diplomasisi kavramı çerçevesinde uluslararası eğitim kuruluşlarıyla her alanda işbirliğini yoğunlaştırmamız gerekiyor. En önemli stratejik işbirliklerini eğitim alanında geliştirmeliyiz. Biz Milli Eğitim Bakanlığı olarak geliştirilen her projeye destek vermeye ve ortak olmaya hazırız. Çünkü hayalimiz, barış ve huzur içinde kalkınmış bir Türkiye ve Avrasya'dır" şeklinde konuştu.

AVRASYA BÖLGESİNDE EĞİTİMİN TRENDLERİ BELİRLENECEK

Aralarında Amerika, Almanya, Çin gibi dünya yükseköğretimine yön veren ülkeler başta olmak üzere, Brezilya'dan İran'a, Türki Cumhuriyetlerden Balkanlara kadar 53 farklı ülkeden 2.000'im üzerinde rektör, rektör yardımcısı, akademisyen ve uluslararası eğitim sektöründen uzmanın katılacağı, 200 standın yer alacağı fuar ile eş zamanlı olarak, 75 ayrı konuşmacının yer alacağı 33 panel ve seminere ev sahipliği yapacak. Eğitim diplomasisi açısından son derece büyük önem taşıyan üç günlük Zirvede, uluslararasılaşma, eğitim politikaları, öğrenci değişim programları, bölgenin eğitim stratejileri, trendleri ve fırsatlar konuşulacak, ikili görüşmelerle işbirlikleri yapılacak.

İlgili Dökümanlar

LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİKLERİNDE YENİ DÖNEM HEDEF 1 MİLYAR DOLAR

LÜKSEMBURG İLE İŞBİRLİKLERİNDE YENİ DÖNEM HEDEF 1 MİLYAR DOLAR

Türkiye-Lüksemburg İş Forumu, 20 Mart 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Lüksemburg Başbakan Yardımcı ve Ekonomi Bakanı Etienne Schneider ile T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin katılımlarıyla gerçekleştirilen Türkiye-Lüksemburg Üçüncü Dönem JETCO Toplantısı kapsamında düzenlenen İş Forumu'na DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK/Türkiye-Lüksemburg İş Konseyi Başkanı Pınar Eczacıbaşı ile Türk ve Lüksemburg iş dünyası temsilcileri katıldı. İş Forumu'nda başta lojistik ve finans olmak üzere birçok sektörde, Türkiye ile Lüksemburg arasıdaki iş fırsatları ele alındı.

İş Forumu'nda konuşan Lüksemburg Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Etienne Schneider, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerin derinleştirilmesi için olumlu ve yapıcı ilişkinin önemine vurgu yaparken, her iki ülkenin finans sektöründe işbirliğini geliştirmesi gerektiğini söyledi. Her ne kadar GSYİH'sının yüzde 25'ini finans sektörü oluştursa da, Lüksemburg'un bilgi teknolojileri, çelik sanayi, yenilenebilir enerji ve otomotiv sektörlerinde de gelişiminin dikkate değer olduğunu vurgulayan Lüksemburg Başbakan Yardımcısı, güven ve istikrarın yatırım açısından önemini vurguladı. Başbakan Yardımcısı Schneider, Türkiye ile bazı AB üye ülkeleri arasında son dönemde yaşanan gerilimin, en yakın zamanda son bulacağını umduklarını ifade ederken, tüm ortaklar ve paydaşlar arasında iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini hatırlattı.

T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekciise, iki ülke arasındaki mevcut 200 milyon ABD Dolarlık ticaret hacmine 15 yılda ulaşılabildiğini, 1 milyar ABD Dolarlık hedefe de kısa sürede ulaşılabileceğini söyledi. Ülkede bulunan toplam konut miktarının yüzde 40'ını yenilemek konusunda istekli, enerjide 200 milyar ABD Doları hacminde potansiyele sahip başka bir ülke olmadığını hatırlatan Zeybekci, iki ülke arasında lojistik ve finans konusunda işbirliklerinin artmasını beklediklerini belirtti. Lüksemburg'un Türkiye'deki en büyük beşinci doğrudan yatırımcı ülke olduğunu hatırlatan Bakan Zeybekci, Türkiye-AB ekonomik ilişkilerinde çok tarihi bir noktaya ulaşıldığını sözlerine ekledi. Gümrük Birliğinin derinleştirilmesi süreci ile Türkiye ile AB ekonomik ilişkilerinin kapsayıcılığının artacağına ve Türkiye'nin karar alma mekanizmalarında hak ettiği yeri alacağına dikkat çeken Bakan Zeybekci ayrıca, Lüksemburg Hükümeti'ne 15 Temmuz'daki net tavırları için teşekkür etti ve Türkiye'nin AB üyelik sürecine de verilen tam desteğin önemini vurguladı. Türkiye'nin 2016 yılında gösterdiği yüksek ekonomik performansa da değinen Ekonomi Bakanı, ihracatın Kasım ayından bu yana artmakta olduğunu hatırlattı.

Türkiye-Lüksemburg İş Forumu'nda konuşan DEİK Başkanı Vardan, Türkiye ile Lüksemburg arasında özellikle lojistik, finans, ekoteknoloji, yenilenebilir enerji, uzay teknolojileri, biyoteknoloji ve inovatif teknolojiler alanlarında büyük fırsatlar olduğuna inandığını söyledi. Türkiye'nin uluslararası yatırımlar ve yatırımcılar için önemli bir merkez; üçüncü ülkelerde işbirliği için de önemli bir geçiş ülkesi olduğunu hatırlatan DEİK Başkanı Vardan, "Avrupa'daki birçok ülkedeki firmalar, Afrika'daki, Ortadoğu'daki, Orta Asya'daki yatırımlarını ve operasyonlarını Türkiye üzerinden yönetiyor ve Türkiye ile ortaklık kuruyorlar" dedi ve Lüksemburg iş dünyası ile Türkiye arasında işbirliklerini artırma çağrısında bulundu.

Türkiye ile Lüksemburg arasındaki ticari ilişkilerde büyük potansiyele sahip olan lojistik ve finans sektörlerine özel bir parantez açan DEİK Başkanı Vardan, "Avrupa'nın hemen kalbinde, Batı Avrupa'nın lojistik merkezi olan Lüksemburg, bu misyonunu ancak Türkiye ile tamamlayabilecektir. Hükümetinizin bu sektörü aktif bir şekilde desteklediğini biliyoruz; bizler de Türk lojistik sektörünün gücüne inanıyor ve iki ülkenin bu alanda ortaklıklarını artırması gerektiğini düşünüyoruz" dedi. Dünya'nın en büyük üçüncü fonuna sahip ve Avrupa'da üç kredi derecelendirme kuruluşundan aynı anda en yüksek kredi notunu alan Lüksemburg ile finans konusunda işbirliği yapılması gerektiğinin de altını çizen DEİK Başkanı Vardan, Türkiye'nin özellikle İslami finansman araçlarında ve fonlarda ön plana çıkabileceğine inandığını sözlerine ekledi.

DEİK/Türkiye-Lüksemburg İş Konseyi Başkanı Pınar Eczacıbaşı konuşmasında Türkiye ile Lüksemburg arasındaki ticaret hacminin potansiyelin altında olduğu ve geliştirilmesi/ çeşitlendirilmesi gerektiğini ve üçüncü ülkelerde işbirliklerinin DEİK bünyesinde yer alan tüm İş Konseyleri olarak önem atfedilen bir konu olduğunu ifade etti. İş Konseyi'nin Türkiye'deki gayrimenkul sektörü projelerine Lüksemburg yatırım fonlarının çekilmesi yönünde çalışmalarından bahseden Eczacıbaşı, T.C. Ekonomi Bakanı Sayın Zeybekci tarafından dile getirilen 1 milyar dolar ticaret hacmi hedefi için iki ülke iş dünyasının yoğun bir çalışma içinde olması gerektiğini dile getirdi.

Türkiye-Lüksemburg Ticaret Rakamları (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'nin Lüksemburg'a ihracatı: 60 milyon ABD Doları

İhraç edilen başlıca ürünler: Yolcu gemileri, plastik ve mamülleri, demir-çelik, dokuma ürünleri, tekstil.

Türkiye'ninLüksemburg'dan ithalatı: 134 milyon ABD Doları

İthal edilen başlıca ürünler: Demir-çelik, plastik ve mamülleri, adi metaller, makine ve cihazlar.

Ticaret hacmi: 194 milyon ABD Doları

Ticaret dengesi: Lüksemburg lehine 75 milyon ABD Doları

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'IN HOLLANDA AÇIKLAMASI

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'IN HOLLANDA AÇIKLAMASI 

DEİK BAŞKANI VARDAN:

"Hollanda'nın Kara Lekesi"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye'nin Aile ve Sosyal Yardım Bakanının Hollanda'da polis zoru ile ülke dışına çıkarılması ve Türk vatandaşlarına yapılan müdahaleyi sert bir şekilde kınadı. Vardan yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

"Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sayın Fatma Betül Sayan Kaya'nın Hollanda'da maruz kaldığı; diplomatik kurallar, demokratik teamüller ve ahlaki normlar ile tamamen çelişen, çirkin, seviyesiz ve antidemokratik uygulamayı hiçbir şekilde kabul etmiyor, en şiddetli şekilde kınıyoruz.

Bir süreden beri, çeşitli Avrupa ülkelerinin Bakanlarımıza yönelik benzer uygulamalarını endişeyle takip ediyoruz. Ancak dün Rotterdam'da Sayın Bakanımıza, diplomatik misyonumuza, vatandaşlarımıza ve medya mensuplarımıza yönelik yaşananları ancak ve ancak 'rezalet' olarak nitelendirebiliriz. Sayın Bakanımızın, diplomatik misyonumuzun ve vatandaşlarımızın maruz kaldığı bu çirkin muamele, Dünya tarihine Hollanda'nın kara bir lekesi olarak yazılmıştır.

Bu olaylar karşısında, Sayın Bakanımızın gösterdiği cesaret ve metanetinden dolayı kendisini ayrıca tebrik ediyor, ilgili ülkelerin bu tür kararları alarak ülkelerimiz arasında lüzumsuz gerilimler oluşturmak suretiyle asırlara varan ilişkilerimizin zedelenmesine sebep olan kifayetsiz yöneticilerinden bir an önce kurtulmasını diliyoruz. Temenni ederiz ki bundan sonra süreçte akl-ı selim galip gelir; sükunet ve suhuletle meseleler müzakere edilerek, ileride telafisi zor durumlardan uzak kalınabilir."

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN - HOLLANDA AÇIKLAMASI

DEİK BAŞKANI ÖMER CİHAD VARDAN'IN HOLLANDA AÇIKLAMA

DEİK Başkanı Vardan:

"Müttefik bir ülkenin Dışişleri Bakanına yapılan uygulama kesinlikle kabul edilemez!"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Hollanda ziyareti için uçuş izninin iptal edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirterek "Avrupa üzerine inşa edildiği demokratik değerler ile çelişiyor" dedi.

DEİK Başkanı Vardan "Bir süredir bazı Avrupa ülkelerinin, Bakanlarımıza yönelik hukuk ve akıl dışı uygulamaları ile karşılaşıyoruz, bunu da Türk iş dünyası olarak anlayamıyoruz. Hele, Sayın Dışişleri Bakanımıza Hollanda'ya uçuş izni verilmemesini anlamak mümkün değil. Avrupa üzerine inşa edildiği demokratik değerler ile açıkça çelişiyor. Maalesef bunun diplomatik nezaket, hukuk, evrensel değerler ve demokratik anlayışla bağdaştırılması da imkansız.

Hollanda, sınırlarımız dışında en fazla vatandaşımızın yaşadığı üçüncü ülke. Büyük bölümü aynı zamanda Hollanda vatandaşı da olan 400.000'i aşkın Türk vatandaşı Hollanda'da yaşıyor, çalışıyor, istihdam sağlıyor ve bu ülkenin ekonomisine, refahına katkı sağlıyor. İki ülke arasındaki ilişki tam 4 asırdır devam ediyor. Maalesef bu davranış, hiçbir şekilde Türkiye ve Hollanda arasındaki köklü dostluğa yakışmamıştır. Bu insanlar yarın bizim yüzümüze nasıl bakacaklar? Yapılanı kabul etmek kesinlikle mümkün değil" dedi.