• Başkan'dan

Kıymetli Paydaşlar;

Ülkemizin sahip olduğu büyük potansiyele inanarak, Türkiye’nin dış ekonomik ilişkilerini yürütmek ve geliştirmek amacıyla 1986 yılından bu yana çalışıyoruz.

Günden güne büyüyor, her geçen gün güçleniyor ve dünyanın dört bir köşesine yayılıyoruz.

DEİK çatısı altında toplanan iş insanlarına, özgüven, vizyon ve yeni pazarlar kazandırırken, onların ülkemiz ekonomisine daha fazla katkı sağlamalarına imkan sağlıyor; dünyaya ülkemizin ekonomik başarı hikayesini, Türkiye'ye de dünyadaki iş fırsatları anlatıyoruz. 

Küreselleşmenin her geçen gün insanları, ülkeleri ve hatta kıtaları biraz daha yakınlaştırdığı; karşılıklı etkileşimin artarak, fiziki sınırların ortadan kalktığı; uluslararası sermaye hareketlerinin hızlandığı, dünya ekonomisinin yeniden şekillendiği; dış ekonomik ilişkileri salt ithalat, ihracat ve yatırımlar olarak ele almanın güçleştiği bir dönemde DEİK olarak bizler, dış ekonomik ilişkileri, ticaretin, etkinin, küresel politikaların, ülke temsilinin çok daha ötesinde ve çok daha fazlası olarak görüyoruz.

Bu çerçevede bizler dış ekonomik ilişkileri bugünkü medeniyetlerin temeli, kültürlerarası temasın müsebbibi, insanlığın gelişmesinin itici gücü olarak adlandırıyoruz.

Dolayısıyla da DEİK’i, sadece bir iş insanları kurumu değil;

Ülkemizin dünyaya açılan penceresi;

Ülkemizin değerlerinin, vizyonunun ve potansiyelinin küresel temsilcisi;

Ülkemizin küresel aktörlerle temas ettiği bağların kurucusu;

Türkiye’nin dünyayı kavrayan zihni;

Türkiye’yi dünyaya anlatan söz;

yani Türkiye’nin küresel ufku olarak nitelendiriyoruz.

İşte bu düsturdan hareketle DEİK olarak stratejik bir hamle gerçekleştirerek, ufkumuzu genişleten yepyeni bir vizyon belirledik. Bu vizyondan aldığımız güç ile, uluslararası etkinliğimizi artırmaya ve dünyanın dört bir köşesinde söz sahibi bir kurum olma hedefine yönelik ayrıntılı bir yol haritası hazırladık ve bu yol haritasını hiç vakit kaybetmeden uygulamaya koyduk.

Hedefimiz, 2023 yılında dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer almak.

Bu hedef için de özel sektör olarak üzerimize düşen görevi layikiyle yerine getirmeye çalışıyor, ülkemize ve iş dünyamıza yönelik yaptığımız hizmetleri daha ileri götürmeye ve yeni hedeflerle çıtamızı daha yükseğe taşımaya gayret gösteriyoruz.

Değerli DEİK ailesi;

Başlattığı atılımı geçmişin güçlü temelleri üzerine inşa eden DEİK adına, kuruma bu saygın kimliğini kazandıran tüm  paydaşlarına teşekkürü bir borç biliyor; Yönetim Kurulumuz adına sizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

Ömer Cihad VARDAN

Başkan

ÖMER CİHAD VARDAN

DIŞ EKONOMİK İLİŞKİLER KURULU (DEİK) YÖNETİM KURULU BAŞKANI

1962 yılında Hendek, Sakarya’da doğan Ömer Cihad Vardan, 1983 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümünden mezun oldu. 1986 yılında Yüksek Lisans çalışmalarını Amerika Ohio State Üniversitesi İmalat Mühendisliği Alanında tamamladı.

1987 yılı sonlarına kadar Ohio Eyaletinin Başkenti Columbus’ta “Engineering Research Center for Net Shape Manufacturing” adlı Araştırma Merkezinde Araştırma Mühendisi olarak çalıştı. Türkiye’ye döndükten sonra ilk olarak Kale Grup’ta Stinger Füzelerinin bazı parçalarının üretimiyle ilgili CAD/CAM proseslerinin geliştirilmesinden sorumlu İmalat Mühendisi olarak görev aldı. Bilahare UTE Holding bünyesinde McDonald Douglas’ın Unigraphics adlı CAD/CAM yazılımının satışlarını gerçekleştiren Ömer Cihad Vardan, 1991 başında halen ortağı olduğu ve Genel Müdürlüğünü sürdürdüğü Endüstriyel Amaçlı Alan ve Proses Isıtma Sistemleri konusunda faaliyet gösteren ve alanında lider konumda bulunan “Çukurova Isı Sistemleri” adlı aile firmasının kuruluşunda yer aldı.

Ömer Cihad Vardan, iş hayatının yanı sıra hâlihazırda bazı kuruluşlarda aşağıda belirtilen sıfatlarla gönüllü olarak hizmet yapmaktadır.

Bunlar;

  • Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Yüksek İstişare Heyeti Üyeliği,
  • Doğal Gaz Cihazları Sanayicileri ve İşadamları Derneği (DOSİDER) Başkanlığı,
  • ETSİÇ/FSECC Türkiye-ABD İş Konseyi Türkiye Kanadı Başkanlığı,
  • Enerji Verimliliği Derneği (ENVER) Yönetim Kurulu Üyeliği,
  • İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Üyeliği,
  • Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İklimlendirme Sektör Meclisi Üyeliği,
  • Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Üyeliği,
  • Makine Mühendisleri Odası (MMO) Üyeliğidir.

2008-2012 yılları arasında MÜSİAD 4. Dönem Genel Başkanı olarak görev yapan Ömer Cihad Vardan, bundan önce de MÜSİAD’da  5 yıl Genel Başkan Yardımcısı ve 4 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak toplam 13 yıl hizmet verdi. Bununla beraber 2013-2015 yılları arasında Yönetim Kurulu Başkanlığını yaptığı İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) bünyesinde 9 yıl da Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almıştır. Ayrıca 2008-2012 yılları arasında İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA) Yönetim Kurulu Üyeliği, 2010-2012 yılları arasında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu ve İcra Kurulu Üyeliği, 2012-2014 yılları arasında DEİK Denetim Kurulu Üyeliği ve aynı dönemde Türkiye İnsan Hakları Kurulu (TİHK) Üyeliği görevlerinde de bulundu.

Daha önce Türkiye Makine İthalatçıları Birliği Başkanlığı ve İTO Meclis Üyeliği de yapan Ömer Cihad Vardan, bulunduğu görevler süresince birçok seminer ve konferansa konuşmacı olarak katıldı ve özellikle ülkemizin kalkınmasına yönelik ekonomi, teknoloji ve sosyal alanlarda 30’a yakın raporun hazırlanmasına öncülük etti, ilgili çalışmaları yönetti ve bir kısmını da bizatihi hazırladı.

Bilhassa MÜSİAD Başkanlığı döneminde hükümet ve kamuoyuyla paylaştığı, Türkiye’nin küresel krizle baş edebilmesi ve krizden fazla yara almadan çıkabilmesine yönelik sosyoekonomik kalkınma önerilerini içeren rapor ve görüşleri ilgi uyandırdı. Birçok mecrada Türkiye’nin IMF ile imzaladığı 19. Stand-by anlaşmasının tamamlanmasının ardından bir daha anlaşma yapılmaması gerektiğini savunan Ömer Cihad Vardan, MÜSİAD Başkanlığını devretmeden önce son olarak Aralık 2011’de “Türkiye Cumhuriyeti Anayasa Önerisi” ve Mart 2012’de de “Küresel Rekabet için Ar-Ge ve İnovasyon” raporlarını kamuoyuna sundu.

Aldığı teknik eğitim ve yaptığı çalışmalar çerçevesinde özel ilgi duyduğu teknoloji üretebilme hususunun ülke kalkınmasındaki önemine her zaman değinen Ömer Cihad Vardan,  Türkiye’de demokrasinin tam anlamıyla yerleşmesinin ve insanların düşüncelerini özgürce ifade edebilmelerinin ekonominin gelişmesinde en büyük etkenlerden olduğunu devamlı dile getirdi. Bu bağlamda özellikle kamuoyu ile paylaştığı “Anayasa Önerisi” raporuyla Türkiye’de yapılacak yeni Anayasa’da insan haklarının en geniş manada yer alabilmesinin gerekliliğini her platformda savundu.

Bütün bu çalışmaları ve edindiği tecrübeleri anlattığı, gençlere ışık tutan önerileri de içeren “Cihad ve MÜSİAD” adlı kitabıyla Nisan 2012’de MÜSİAD Başkanlığına veda eden Ömer Cihad Vardan evli ve 2 çocuk babasıdır, İngilizce bilmektedir.

KUVEYT İLE İKİLİ TİCARET HACMİNDE HEDEF 3 MİLYAR ABD DOLARI

KUVEYT İLE İKİLİ TİCARET HACMİNDE HEDEF 3 MİLYAR ABD DOLARI

 

DEİK/Türkiye-Kuveyt İş Konseyi ve DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan'ın ev sahipliğinde Kuveyt Ticaret ve Sanayi Bakanı  Khalid Nasser Abdallah Al Rodan'ın katılımları ile gerçekleştirilen toplantıya Kuveyt ve Türkiye'de karşılıklı yatırımları bulunan iş dünyası temsilcileri katıldı. 22 Haziran 2017 tarihinde İstanbul'da DEİK ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda iki ülke arasında karşılıklı yatırımların ve ticaretin önündeki engellerin kaldırılması için öneriler gündeme geldi.  

Kuveyt Ticaret ve Sanayi Bakanı  Khalid Nasser Abdallah Al Rodanaçış konuşmasında, Kuveyt'in serbest piyasaya dayalı rekabet üstünlüğüne dayanan bir ekonomiye sahip olduğunu, ülkede özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün hakim olduğunu vurguladı. Bakan Al Rodan, Kuveyt'in Bölge ülkeleri ile dostluk esasına dayalı bir ilişkisi olduğunu, ekonomik girişimlere açık bir yapının mevcut olduğunu söyledi. Kuveyt'in  geniş bir coğrafyada ticaret ağını geliştirmiş olduğunu, tecrübesini hatırlattı. Türkiye ile Kuveyt arasındaki ekonomik ilişkilere de değinen Bakan Al Rodan, "Türkiye ile tarihin derinliklerine doğru giden köklü bir ilişki var. Mevcut anlaşmalarla yetinmememiz gerekiyor. Kuveyt Emiri'nin kısa zaman içerisinde Türkiye ziyaretini planlıyoruz. Ziyaret esnasında imzaya sunabileceğimiz anlaşmalar hazırlayalım istiyoruz. Türkiye ile stratejik ilişkimizi geliştirmek bizler için önemli. Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasında olma hedefini destekliyoruz. Ekonomi, tek taraflı bir kalkınma ile olmaz. İş dünyası lokomotif görev görmektedir. İki ülke arasındaki yatırımları korumamız ve artırmamız gerekiyor. Kalıcı, köklü ve sürdürülebilir sağlam ilişkilere önem verelim ki, verimliliği sürekli olsun" dedi. Bakan Al Rodan, Kuveyt'te kalkınma planları çerçevesinde 20 milyar ABD Dolarının üzerinde altyapı, üstyapı ve konut projeleri için yatırım planladıklarını, bu kapsamda Türk yatırımcılarının sayısını artırmanın başlıca hedefleri arasında yer aldığını vurguladı.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise toplantı açılışında yaptığı konuşmada Kuveyt'i Katar krizinde oynadıkları rol için tebrik etti. Türkiye ile Kuveyt arasındaki ikili ekonomik ilişkileri değerlendiren DEİK Başkanı Vardan, "Kuveyt ile ikili ilişkilerimiz hızla artarak devam etmekte. Son 10 yılda ticaret hacmimiz 2'ye katlandı. Ticaret hacmimiz hali hazırda 542 milyon ABD Doları düzeyinde. Hedefimiz 2020'ye kadar ikili ticaret hacmimizi 3 milyar ABD Dolarına ulaştırmak, yani 6 kat artırmaktır. Kuveyt'te iş yapan Türk firmalarımız zaman zaman sıkıntılar yaşıyorlar. Bizlere bürokratik engeller, ihalelelerin ve kontratların gecikmesi ile ilgili sıkıntılar ve yabancı işçilere yönelik uygulanan kotalar konusunda çözümlerin geliştirilmesi adına destek vermenizi bekliyoruz" dedi.  DEİK Başkanı Vardan, Türkiye'de 271 Kuveytli şirketin finans ve gayrimenkul sektörleri başta olmak üzere bir çok alanda faaliyet gösterdiğini hatırlattı ve yatırımların artması için çağrıda bulundu. Vardan, "Kuveytli dostlarımızı Türkiye'de yatırım yapmaya, Türkiye ile ortaklık yapmaya davet ediyorum. Kuveytli kardeşlerimizin Türkiye'de yapabilecekleri işler ve potansiyel iş fırsatları için gözlerini dört açmaları gerekiyor. Tarım ve enerji sektörlerinde de önemli fırsatlar var" dedi. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türkiye ve Körfez ülkeleri arasında müzakere süreci askıya alınan Serbest Ticaret Anlaşması'na dair görüşmelerin yeniden başlatılması için Kuveyt'in desteğine ihtiyaç duyduklarını da sözlerine ekledi.  

Türkiye-Kuveyt ikili ticareti (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'den Kuveyt'e yapılan ihracat: 431 milyon ABD Doları

Başlıca ihracat kalemleri: Demir-çelik çubuklar,savaş tankları, dokunmuş halı, tekstil.

Türkiye'nin Kuveyt'ten  yaptığı  ithalat: 111 milyon ABD Doları

Başlıca ithalat kalemleri: Ham petrol, saf alkol, etilen polimerleri.

Toplam dış ticaret hacmi:  542 milyon ABD Doları

Dış ticaret dengesi:  321 milyon ABD Doları

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

DEİK AİLESİ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU “PAYLAŞMAK ÖNEMSEMEKTİR”

DEİK AİLESİ İFTAR SOFRASINDA BULUŞTU

"Paylaşmak Önemsemektir"

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu'nun (DEİK) iftar yemeği, T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin teşrifleriyle, 20 Haziran 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi. Yabancı ülke diplomatik misyon temsilcileri, yabancı ülke ticaret müşavirleri, DEİK Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri, DEİK Kurucu Kurum Başkanları, İş Konsey Başkanları ile  DEİK/DTİK Bölge Komite Başkanları ve DEİK üye firmalarının temsilcileri ‘Paylaşmak Önemsemektir' teması ile gerçekleştirilen DEİK'in iftar yemeğinde bir araya geldi.

İftar davetinde konuşan T.C Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci,  Rahmetli Özal tarafından kurdurulan DEİK'in ‘hafıza' ve ‘akıl' özelliklerine vurgu yaptı; organizasyonel yapısı ile 31 yıldan bugüne, Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerinin gelişmesinde hizmet eden çok değerli kuruluşlardan biri olduğunu söyledi. DEİK mensubu iş insanlarının, Türkiye'nin kıtalara yayılan ekonomik gücü ve güveninin taşıyıcı platformu olduğunu vurgulayan Bakan Zeybekci, DEİK çerçevesinde yapılan çalışmalardan ötürü teşekkür  etti.

Soğuk Savaşın sona ermesinin ardından ezberlerin değiştiğini, coğrafi sınırların ekonomik sınırlara dönüştüğünü ifade eden Bakan Zeybekci, Türkiye'nin de benzer sorunları yaşadığını söyledi. Ancak enerji ve ham madde kaynaklarını garanti altına alan, bilgi ve know-how üreten bir ekonomi ile Türkiye'nin 2023, 2053 ve 2073 Hedeflerine ulaşabileceğini vurgulayan Bakan Zeybekci,  bu hedeflere ulaşılmasında, özel sektör ve iş dünyası temsilcilerinin desteğine büyük ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Halihazırda Türkiye'nin 23 ülke ile Serbest Ticaret Anlaşması bulunduğuna; Gürcistan, Bosna-Hersek, Ukrayna, Pakistan gibi ülkeler ile de STA görüşmelerinin sürdüğüne dikkat çeken Ekonomi Bakanı, AB ile Gümrük Birliğinin güncellenmesi konusunda yapılan görüşmelerin olumlu şekilde devam ettiğini söyledi. Bakan Zeybekci,  2017 yılı içerisinde Gümrük Birliğinin güncellenmesi ile ilgili resmi sürecin tamamlanmasını öngördüklerini belirtti.

2017 yılının birinci çeyreğine ilişkin yüzde 5 ekonomik büyüme verisini de değerlendiren Bakan Zeybekci, büyümenin 2,2 puanlık kısmının ihracattan kaynaklandığını, bu durumun memnuniyet verici olduğunu ve bu tablonun Türkiye'nin büyümesinde zaten arzu ettikleri bir gelişme olduğunu belirtti. Bakan Zeybekci, büyümenin 2017 yılında artarak devam edeceğini de sözlerine ekledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardanise, Türkiye'nin ‘2023 Vizyonu' rehberliğinde, DEİK çalışmalarının çeşitlendirildiğini, İş Konseylerinin güçlendirildiğini söyledi. Son 1,5 yılda 577'si yurtdışında olmak üzere DEİK bünyesinde 2.359 faaliyetin gerçekleştirildiğini ifade eden DEİK Başkanı Vardan, "DEİK olarak sürekli değişen bir dünyada Ekonomi Bakanlığımızla koordinasyon halinde, Kurucu Kuruluşlarımızın desteği; üyelerimizin ve çalışanlarımızın katkılarıyla da günden güne büyüyoruz" dedi. Geçtiğimiz hafta açıklanan 2017 yılı birinci çeyrek büyüme rakamlarını ‘güçlü ve dengeli' bir büyümeyi işaret ettiğine dikkat çeken Başkan Vardan, "Ülkemizin tam ortasında bulunduğu ateş çemberi, bir türlü daralmıyor; hatta ne yazık ki giderek büyüyor ve daha yakıcı bir hale geliyor. İşte bu çemberin en ortasında Türkiye, içeride ve dışarıda bütün bu sorunlarla mücadelesini sürdürürken, gözünü de 2023 Vizyonundan asla ayırmıyor" dedi.

Küresel ekonominin siyasetten ayrı düşünülemeyeceğini ifade eden DEİK Başkanı Vardan, "artan korumacılık eğilimleri, hala uluslararası ticaretin önündeki tehditlerin başında geliyor ve bizleri endişelendiriyor" dedi. Korumacılık duvarlarını alçaltmak ve yok etmek için gayret göstermesi gerektiğine dikkat çeken DEİK Başkanı Vardan, temelleri 2004 yılında atılan ve Şubat 2017'de neticelendirilen Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşması'nın, küresel ticareti destekleyici uygulamalara imza atmasını ümit ettiklerini söyledi.

15 Temmuz darbe girişiminin ardından DEİK tarafından yapılan çalışmalara dikkat çeken DEİK Başkanı, "Bu menfur olayın sonrasında aradan geçen 1 yıllık dönemde DEİK olarak tek yürek, tek vücut olduk. Darbe girişiminden hemen sonra İş Konseylerimizle birlikte bir ekonomik seferberlik başlatma kararı aldık. Seferberlik ilanımızın üzerinden daha bir yıl bile geçmemişken, İş Konseylerimiz tam 99 ülkeye ziyaret gerçekleştirdiler" dedi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan son olarak, Ramazan ayının bereket, hoşgörü, paylaşma ve toplumun farklı kesimlerinin birbirini anlama ve kucaklama ayı olduğunu belirterek, paylaşmanın da aslında önemsemek olduğunun altını çizdi.

 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

ÖMER CİHAD VARDAN: “EKONOMİ HEM GÜÇLENMİŞ, HEM DE DENGELENMİŞ BİR BÜYÜME SERGİLEDİ”

ÖMER CİHAD VARDAN: "EKONOMİ HEM GÜÇLENMİŞ, HEM DE DENGELENMİŞ BİR BÜYÜME SERGİLEDİ"

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, bugün açıklanan ekonomik büyüme rakamları ile ilgili Türkiye ekonomisinin yükseliş eğilimini sürdüğünü söyledi "Ekonomi ilk çeyrekte hem güçlenmiş, hem de dengelenmiş bir büyüme performansı sergiledi. Beklentileri aşan %5'lik güçlü büyümeyi oluşturan kalemlere baktığımızda, bunun bir yandan tüketim ağırlıklı iç talep, diğer yandan da ihracat kaynaklı olduğunu görüyoruz. Ayrıca coğrafyamızdaki riskler mevcudiyetini korurken, ülkemizdeki böylesi bir gelişme oldukça sevindirici. Bu risklerin azalmasıyla beraber Türkiye'nin daha da ilerleyeceğinin de ön göstergesi."   

İlgili Dökümanlar

ŞİRKETLERARASI REKABETİ KORTLARA TAŞIYAN DEİK BUSINESS TENNIS CUP NEFES KESEN MAÇLARA SAHNE OLUYOR

ŞİRKETLERARASI REKABETİ KORTLARA TAŞIYAN DEİK BUSINESS TENNIS CUP NEFES KESEN MAÇLARA SAHNE OLUYOR

Türkiye ekonomisine yön veren şirketlerin katılımıyla altıncısı düzenlenen DEİK Business Tennis Cup 22 Mayıs 2017 tarihinde başladı. 20 şirketin, 240 sporcusuyla katıldığı ve TED'de düzenlenen turnuva, eğlence ve rekabet dolu maçlara sahne oluyor.

17 Mayıs 2017'de Borusan Perili Köşk'te düzenlenen resepsiyon ile BAŞLAYAN VE Türkiye'nin ilk ve tek şirketlerarası tenis turnuvası olma özelliğini taşıyan DEİK Business Tennis Cup'ta maçlar başladı. Turnuvanın Açış Resespsiyonu, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan'ın açış konuşmasıyla başlarken, daha sonra turnuvaya destek veren QNB Finansbank Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Aras, Ford adına İnteraktif Pazarlama Uzmanı Efe Parmaksız, Amerikan Hastanesi adına Operasyon Direktörü Esra Kora, Borusan Holding'den İcra Kurulu Üyesi Erkan Kafadar, Mövenpick Hotel İstanbul adına Genel Müdür Bozkurt Atabek ve Hamilton adına LotisPharma Eğitim Müdürü Anıl Elmer, Gaok İnvest, Breeze De Mar ve SPX'e teşekkür plaketleri sunuldu.

DEİK Business Tennis Cup, 30 Mayıs 2017 tarihinde oynanacak final maçıyla sona erecek. Etkinlik, ekonomiye yön veren kurumsal şirketlerin çalışanlarına network yapabilmeleri için önemli bir imkan sağlıyor.  Maçlar, Fed/Davis Cup formatında ve tek erkekler, tek kadınlar, karışık ve çift erkekler kategorilerinde oynanıyor. Maçları, Türkiye Tenis Federasyonu tarafından atanmış hakemler yönetiyor. Kazanan sporcular ödüllerini 5 Temmuz 2017 tarihinde Mövenpick Hotel İstanbul'da düzenlenecek ödül töreninde alacaklar.

Türkiye'nin önde gelen özel şirketlerinin çalışanlarının mücadele ettiği etkinlik, DEİK'in öncülüğünde ve milli tenisçi Arda Saran'ın sahibi olduğu EveryThink Sports & Entertainment organizasyonunda gerçekleştiriliyor. Arda Saran, etkinlikle ilgili olarak şu değerlendirmeyi yapıyor: "DEİK Business Tennis Cup ile iş dünyasının profesyonellerini spor paydasında buluşturmayı hedefliyoruz. DEİK'in desteğiyle çok daha güçlü bir şirket networküne ulaştık. 2017 yılında turnuvada altıncı yılımızı tamamlamış olmakla beraber, tenisin daha fazla insanı buluşturmasını amaçlayan bir strateji değişikliğine giderek yurtdışına da açılma kararı aldık. Bu kapsamda ilk durağımız Dubai olacak".  

36. TAİK-ATC ORTAK YILLIK KONFERANSI WASHINGTON D.C.'DE BAŞLADI

36. TAİK-ATC ORTAK YILLIK KONFERANSI WASHINGTON D.C.'DE BAŞLADI

TAİK-ATC Ortak Yıllık Konferansı'nın 36'ıncısı, 22 Mayıs 2017 tarihinde  Türk ve Amerikan özel sektör ve devlet temsilcilerinin katılımlarıyla başladı.

"Together Towards Tomorrow" ("Birlikte Yarınlara") ana başlığı altında, DEİK/Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve American Turkish Council (ATC) Ortak Yıllık Konferansı'nın ilk gününe 400'ün üzerinde üst düzey Türk ve Amerikan özel sektör ve devlet temsilcisi katıldı. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan DEİK/TAİK Başkanı Ekim Alptekin ile ATC Başkanı General Jones'in açış konuşmalarını yaptığı Konferansa, her sene olduğu gibi, iş dünyası ve hükümet yetkilikeri büyük ilgi gösterdiği. Konferansın birinci gününde, Türkiye-ABD ilişkilerindeki yeni döneme ilişkin beklentiler ele alındı.

36. ATC-TAİK Yıllık Konferansı'nın açış konuşmalarını DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK/TAİK Başkanı Ekim Alptekin ve ATC Başkanı General Jones gerçekleştirdi. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Konferansın zamanlamasına dikkat çekti ve Konferansın Türk ve Amerikalı iş dünyası temsilcilerinin birbirlerinden öğrenmek, ilişkilerini geliştirmek ve ticari işbirliğini geliştirmek adına önemli bir fırsat sunduğunu söyledi: "Savunma, enerji, güvenlik ve ikili ticaret Türkiye-ABD arasındaki yeni dönemin belirleyici faktörleri olacak. Bu çerçevede bizler iş dünyası temsilcileri olarak bu yeni dönemde üzerimize düşen görevi yerine getirmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bizlerin amacı Türk ve Amerikalı iş dünyası temsilcilerini bir araya getirerek, bu yeni döneme ilişkin yol haritasını oluşturmak" diyen Başkan Vardan, Türk iş dünyası olarak Türkiye ile ABD arasında başlayan yeni dönemi desteklemeye hazır olduklarını kaydetti.

DEİK/TAİK Başkanı Ekim Alptekin ise, Konferasın açış oturumunda yaptığı konuşmada Türkiye ile ABD arasındaki ikili ilişkilerin öneminin altını çizdi ve her ne kadar ABD Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı olmasa da, bu Konferansın 36 yıldır devam eden tek ikili ülke konferansı olduğuna dikkat çekti. İki ülke ilişkilerinin küresel barış ve istikrar için önemli olduğunu vurgulayan Ekim Alptekin: "Türk-Amerikan ilişkilerinin küresel barış ve istikrar için çok önemli olduğu genel bir kanıdır. Barış veya istikrar olmadan ne ticaret olur, ne ekonomik gelişme" dedi.

American Turkish Council Başkanı General Jones ise konuşmasında Türkiye-ABD ilişkilerindeki gelişmeleri değerlendirilerek, stratejik ve ekonomik işbirliğini bir üst seviyeye taşımak için atılması gereken adımları sıraladı.

Türkiye-ABD ikili ekonomik ve ticari ilişkilerini geliştirmek amacıyla her yıl düzenlenen Konferansın birinci gün oturumları, savunma, inşaat ve altyapı, ticaret, siber güvenlik, finans, perakende ve üretim konularında ikili işbirliklerini ele alan panellerle devam etti.

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

DEİK VE BAİN&COMPANY İŞBİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURTDIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2017 RAPORU YAYIMLANDI

DEİK VE BAİN&COMPANY İŞBİRLİĞİ İLE HAZIRLANAN YURTDIŞI YATIRIM ENDEKSİ 2017 RAPORU YAYIMLANDI

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Bain & Company işbirliği ile hazırlanan ‘Yurtdışı Yatırım Endeksi' raporu, düzenlenen basın toplantısı ile kamuoyuna sunuldu. Son yıllarda Türk şirketlerinin yurtdışı yatırımlara artan ilgisine dikkat çeken rapor, yatırım coğrafyalarının risk ve potansiyelini Türk yatırımcılar açısından değerlendiriyor. Önceki yıla kıyasla endekste yüksek gelirli ülkeler sınıfında ABD ve orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Azerbaycan ilk sırada yer aldı.  Avrupa ülkeleri ise cazibesini korurken, İngiltere ve Rusya önceki seneye göre yükselişe geçti.

17 Mayıs 2017, İstanbul –Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi ve Bain & Company tarafından, Türk şirketlerine yönelik geliştirilen 2017 yılı Yurtdışı Yatırım Endeksi açıklandı. Endeks, Türk yatırımcılar açısından önem arz eden seçilmiş belli başlı kriterlere göre dünya ülkelerini derecelendiriyor. Dönemsel olarak hazırlanan endeks, yatırım yapılacak ülkenin iç dinamiklerinin yatırım önceliklerini etkilediği gerçeğinden hareketle bu yıl ülkeleri; yüksek, orta ve düşük gelirli olmak üzere 3 grupta inceliyor.

‘2017 Yurtdışı Yatırım Endeksi'ne ilişkin yaptığı açıklamada DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan, Türk şirketlerinin yurtdışında gerçekleştirdiği birleşme ve satın alma veya sıfırdan yatırımlarıyla küresel bir oyuncu olmak adına kendi kategorisinde parlayan bir yıldız konumunda olduğunu söyledi. Yurtdışı yatırımların son 15 yılda 10 kat arttığını ve artış trendinin de yükselerek sürdürdüğünü belirten DEİK Başkanı Vardan, Türk şirketlerinin önceliklerinin,  motivasyonlarını ve kaygılarını yansıtmaktan uzak olduğunu söyledi. DEİK/Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi'nin, endeksi tasarlarken, Türk şirketlerinin hassasiyetlerini önceliklendiren bir yaklaşım izlediğini belirten Başkan Vardan, "Çalışmalarımızı belkemiğimizi oluşturan İş Konseyi sayımız da artmış durumda. Bugün 128'i ülke bazında olmak üzere, 135 İş Konseyimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Tabir-i caizse, dünyanın ayak basılmadık, temasa geçilmedik ülkesi kalsın istemiyoruz. Ayrıca bu ülkelerde sadece ürün alıp satmak yerine; nasıl ve hangi yatırımlarla iş adamlarımızın gelişmesini sağlarız diye devamlı düşünüyoruz. Yani bir yandan yeni ve ileri teknolojilerde yabancı firmaları ülkemize çekmeye çalışırken, diğer yandan da firmalarımızın yatırım yapmalarının çok uygun ve kârlı olduğunu düşündüğümüz ülkelere gitmeleri yönünde öneriler geliştirmeye çalışıyoruz" dedi. DEİK Başkanı Vardan, Yurtdışı Yatırım Endeksi'nin alanında Türkiye'de yapılan ilk ve tek çalışma olduğunu hatırlattı ve  birçok uluslararası kuruluş, danışmanlık şirketi, bankanın hazırladığı yatırım endeksi çalışmalarının Türk şirketlerinin önceliklerini,  motivasyonlarını ve kaygılarını yansıtmaktan uzak olduğunu sözlerine ekledi.

DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi Başkanı ve Bain & Company Şirket Ortağı Volkan Karaise rapora ilişkin değerlendirmesinde; "Bu yılki raporumuzun bulgularından da görüleceği üzere önceki yıla kıyasla küresel yatırım akışlarında hafif bir dalgalanma yaşandığı görülse de yurtdışına giden Türk yatırımlarında son yıllarda yakalanan hızın fazla altına inilmemiştir. Cılız küresel ekonomik ve ticari büyüme altında küresel yatırım akışları ise 2016 yılında % 13 düşerek yaklaşık 1,52 trilyon ABD dolarına ulaştı. Küresel birleşme ve satın almalar % 13'lük bir artış ile 831 milyar ABD dolarına ulaşarak, 2007 krizinden sonraki en yüksek düzeyine ulaşmıştır. Ne var ki yeni yatırımlar sınırlı sayıda ülkede gerçekleştirilen büyük altyapı projelerinin tetiklemesi ile bir önceki yıla göre ancak % 5 artış göstererek 810 milyar ABD Doları'na ulaştı. Bu bağlamda Türk şirketlerinin dış yatırımlarda 2016 performansını olumlu değerlendiriyorum.Endekste son dönem Türk yatırımcılarının davranışlarına paralel olarak yatırım adreslerinin seçiminde; başta Balkan ülkeleri ve komşu coğrafyalar olmak üzere, organik ticari bağı olan ülkeler ve politik ilişkilerin hareketlendiği ülkeler öne çıktı. Üretim, turizm, altyapı, enerji, gıda ve perakende ise en fazla yatırım yapılan sektörler oldu." Dış yatırım temasına yatırım yapmaya devam edeceklerini belirterek; "Kendi değer zincirinde üst basamaklara tırmanmak isteyen şirketler için dış yatırımlar elzem bir konu olmakla beraber, Türk ekonomisinin yapısal sorunlarını aşma noktasında sıçrama tahtası olabilir" dedi.

Metodolojisi DEİK Yurtdışı Yatırımlar İş Konseyi ve Bain&Company danışmanlarının katkıları ile hazırlanan endeks; dünya ülkelerini ‘iş yapma ortamı ve kalkınmışlık', ‘know-how potansiyeli', ‘iç ve komşu pazar büyüklükleri', ‘mevzuat altyapısı', ‘üretim ve hammadde maliyeti', ‘Türkiye ile ilişkiler' ana başlıkları altında belirlenen kriterler çerçevesinde değerlendiriyor. DEİK üyelerine dönük gerçekleştirilen dönemsel yatırımcı algı anketi sonuçları ile belirlenen kategoriler gelişmiş ülkelerin pek çoğunda  yüksek performans olarak karşımıza çıkıyor. Türk yatırımcılar açısından cazip az kalkınmış ülkeleri de değerlendirmeye alabilmek adına bu yıl endeks 3 kategoride hazırlanmış bulunuyor. Böylelikle gelir seviyesine göre ayrılan ülkeler arasında nispi bir sıralama yapma imkânı yakalanıyor.

 

Raporda öne çıkan bölümler:

Önceki yıla kıyasla endekste yüksek gelirli ülkeler sınıfında ABD ve orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Azerbaycan ilk sırada yer aldı.  Avrupa ülkeleri ise cazibesini koruyor. İngiltere ve Rusya önceki seneye göre yükselişte.

Endekste yüksek gelirli ülkeler sınıfında ABD ve orta gelirli ülkeler sınıfında Çin liderliğini korurken; düşük gelirli ülkeler sınıfında ise Azerbaycan ilk sırada yer aldı. Türkiye'nin yatırım stoğunda en yüksek paya sahip olan Avrupa ülkeleri bu yıl da endekste önemli bir yer tutuyor. Endekste önceki yıla göre yükselişte olan Rusya ve İngiltere dikkat çekmekte. Brexit sonrası AB regülatif çerçevesinden ve sınırlamalarından sıyrılan İngiltere merkezli yatırımlar ve sektör oyuncuları, ölçeklerini büyütme noktasında önceki yıla kıyasla daha umutlu konumdalar.  Rusya, Türkiye'nin mevcut yatırım stoğunun en fazla yoğunlaştığı ülke olarak siyasi ilişkilerin önceki yıla kıyasla düzene girmesi ile bu sene önemli bir yer ediniyor.

Doğu Avrupa ülkeleri, yatırım adresi olarak son yıllardaki çıkışını sürdürüyor. Polonya, Macaristan, Romanya gerek Türkiye'den gerek dünyadan özellikle imalat operasyonlarına dönük önemli miktarda yatırım çekmekte. Yine genişleyen AB ekseninde Baltık ülkeleri iş yapma ortamları ve uygun coğrafi lokasyonları ile endekste önemli bir yer ediniyor.

Düşen petrol fiyatlarının en çok etkilediği bölgeler olan Orta Doğu ve Avrasya bölgeleri, DEİK'in hesaplamalarına göre,
bir önceki yıla kıyasla Türk menşeili yatırımlarda ciddi düşüş gözlemlenen bölgeler oldu. Ancak en fazla Türk yatırımını barındıran Rusya ile düzelmeye başlayan ilişkiler, yeni dönemde bu bölgenin bir önceki seneye nazaran biraz daha iyi değerlendirilmesine sebep oluyor. Endeks sonuçlarında da bir önceki yıla kıyasla Türki Cumhuriyetleri ve Rusya kendine önemli yer ediniyor.

Geçen yıla nazaran Asya-Pasifik bölgesine yatırım akışında 2 kat artış olduğu tespit edilmiştir. Ekonomi gündemimizde fazla rasyonel olmayan sebeplerle ikinci planda kalmış dünyanın bu sıcak yatırım adresi önemli fırsatları da hala barındırmakta. Ciddi bir Müslüman nüfusa da sahip bu ülkelere dönük gerek siyasi gerek ekonomik ilişkiler son bir yılda önemli mesafe katetmiş durumda. Şangay İşbirliği Örgütü Enerji Kulübü Dönem Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hindistan ve Çin ziyaretleri, kurumsal holdinglerimizin gerçekleştirdiği sıfırdan yatırımlar ve şirket satın alımları ile müteahhitlik şirketlerimizin bölgeye dönük aktif ilgisi önemli adımlar olarak nitelendiriliyor. Listeye girmeyi başaran Çin, Hindistan, Endonezya ve Malezya yatırımcıların radarına giren önemli adresler olarak karşımıza çıkıyor.

2016 yılında yurtdışında 2,8 milyar ABD Dolarlık sıfırdan yatırım ve 3,7 milyar ABD Dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. Üretim, lojistik, turizm ve gıda sektörlerine yatırım ön plana çıktı.

Rapora göre; bölgesel ve küresel coğrafyada öne çıkmak isteyen Türk şirketleri, 2016 yılında yurtdışında 2,8 milyar ABD Dolarlık 85 sıfırdan yatırıma imza attı. (2015 yılında 2,4 milyar ABD Doları ve 52 yatırım). Buna ek olarak, yine 2016 yılında Türk şirketleri tarafından yurtdışında 3,7 milyar ABD Dolarlık 40 birleşme ve satın alma işlemi (2015 yılında 3,5 milyar ABD Doları ve 35 işlem) gerçekleştirildi. 2016 yılı ile birlikte son 10 yılda Türk şirketleri yurtdışında toplamda 290 adet 28 milyar ABD Dolarlık birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirmiş oldu.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Hakkında

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk özel sektörünün dış ticaret, uluslararası yatırımlar, hizmetler, müteahhitlik ve lojistik başta olmak üzere,  dış ekonomik ilişkilerini yürütme, bu bağlamda yurt içi ve dışı yatırım imkânlarını araştırma, Türkiye'nin ihracatını artırmaya katkı sağlama ve benzeri iş geliştirme çalışmalarını koordine etmekle görevlidir.Bu amaçla 1986 yılında kurulan DEİK, 11 Eylül 2014'de çıkarılan 6552 sayılı kanunla yeni bir yapıya kavuşmuş, daha da güçlendirilerek "Türk özel sektörünün dış ekonomik ilişkilerini yürütme" görevini tamamıyla üstlenmiştir. Mayıs 2017 tarihi itibarıyla DEİK'in 101 kurucu kuruluşu, 127'sı ülke bazlı toplam 135 iş konseyi ve bu konseyleri oluşturan 1000'nin üzerinde üye firması ve üye firmalarının da DEİK bünyesinde 2000'e yakın temsilcisi bulunmaktadır.

Bain & Company hakkında

"Bain & Company dünya iş liderlerinin sonuç almak istedikleri zaman başvurdukları yönetim danışmanlık firmasıdır. Bain müşterilerine strateji, operasyonlar, bilgi teknolojileri, organizasyon, girişim sermayesi, dijital dönüşüm ve strateji ile satın alma ve birleşmeler gibi konularda tavsiyelerde bulunur; müşterilerin kolayca yararlanabileceği pratik ve kapsamlı bilgiler sunar ve değişimi kalıcı hale getirecek yetkinlikler aktarır. Bain, başarısını müşterilerinin finansal sonuçlarına göre ölçer. Bain müşterileri borsada dört kat daha iyi performans göstermektedirler. 1973'te kurulan ve 36 ülkede 55 ofisi bulunan Bain, derin bir uzmanlığa ve her endüstriden ve sektörden şirketlerden oluşan geniş bir müşteri portföyüne sahiptir.

 

İlgili Dökümanlar

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ 25’İNCİ YILINDA TÜRKİYE’NİN EV SAHİPLİĞİNDE TOPLANDI

KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ 25'İNCİ  YILINDA TÜRKİYE'NİN EV SAHİPLİĞİNDE TOPLANDI

Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyi Forumu, T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ukrayna Başbakan Birinci Yardımcısı Stepan Kubiv, Sırbistan Başbakan Yardımcısı Rasim Ljajic, Gürcistan Ekonomi ve Sürdürülebilir KalkınmaBakan Yardımcısı Giorgi Cherkezishvili, Azerbaycan Ekonomi Bakan Yardımcısı Niyazi Safarov, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve KEİ İş Konseyi Dönem Başkanı  Selçuk Akat'ın katılımları ile 11 Mayıs 2017 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirildi.

T.C. Ekonomi BakanıNihat Zeybekci, Forum kapsamında gerçekleştirilen ‘Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü Ekonomi Bakanları 4'üncü Toplantısı' ile Üye Ülkeler arasında ticaret hacminin artırılması, ticaretin önündeki engellerin kaldırılması ve yanısıra elektronik ticaretin geliştirilmesinin yollarının tartışıldığını ve ‘Karadeniz Ekonomik İşbirliği İstanbul Deklarasyonu' üzerinde mutabık kaldıklarını açıkladı.  Zeybekci, "Liderler zirvesinde 15 gün sonra somut sonuçlar alacağımıza inanıyorum. İşbirliği Teşkilatı toplamda 340 milyon nüfusa, 2,7 trilyon ABD Doları Gayri Safi Milli Hasılaya ve 1,2 trilyon ABD Doları dış ticaret hacmine sahip. Biz Türkiye olarak bu hacime elimizden geldiğince katkı sağlamaya çalışıyoruz. Her türlü işbirliğine hazırız. Türkiye olarak Gürcistan ile Serbest Ticaret Anlaşmamızda ikinci faza geçmek istiyoruz. Moldova'ya gerçekleştirdiğimiz heyet ziyaretinde gördüğümüz üzere 2016 yılının Kasım ayında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşması ile toplam ticaret hacmimizi 2017 yılı ilk çeyreğinde yüzde 56 artırdık. Aynı dönemde Moldova'nın Türkiye'ye ihracatı da yüzde 83 artmış. Rusya ile ticaret engellerini kaldırmak üzere çaba harcıyoruz. Bütün ilişkilerin menfaate dayalı olduğunu unutmamak gerekir. Kazan-kazan seviyesini ne kadar yüksek tutarsak işbirliği de o kadar güçlü olur. Bir ülke ile ekonomik ilişki ne kadar derin ise, iki ülke arasında siyasi gerilim o kadar az çıkar" dedi.

Sırbistan Başbakan YardımcısıRasim Ljajic, Türkiye'deki siyasi ve ekonomik gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, uluslararası reformların yapılması açısından Bölge ülkeleri işbirliğinin gerekliliğini vurguladı. Ekonomik aktörlerin yanısıra siyasi aktörlerin de önümüzdeki günlerde sağduyu ile biraraya gelmelerinin öneminine dikkat çeken Ljajic, "Siyasi istikrarın sağlanması çok önemli, aksi takdirde bölgesel işbirliğinin sağlanması mümkün olamaz. Bazı bölgelerde istikrar zarar görmüş durumda, bu bölgeleri güçlendirmek zorundayız. İstikrar ve yasal güvenliğin sağlanması önem teşkil ediyor. Gümrük bariyerlerini kaldırmamız önemli. İşadamlarını birleştirmek ve bütünleştirmek çok önemli"dedi.  

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, Forum'un 25. yılda Türkiye'de yapılmasının önemine dikkat çekti; "Bu yılki birlikteliğin bizler için ayrı bir önemi var; zira bu sene Örgütün 25'nci yıldönümünde İş Konseyimiz ‘KEİ'nin Gelecek 25 Yılı' başlığı ile toplanıyor.  Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyi'ndeki değişimi ve arzulanan hareketliliği ancak biz, Üye Ülkelerin ortak özverisi ve çalışmalarıyla hayata geçirebiliriz." Vardan, DEİK olarak, İş Konseyi'nin etkinliğini ve verimliliğini arttırmak amacıyla gerekli adımların atıldığını belirtti; "Üstümüze düşen görevi yerine getirdiğimizi ve gerekli adımları attığımızı düşünüyoruz ve bunun için de mutluyuz."

KEİ İş Konseyi Dönem Başkanı Selçuk Akat ise, İş Konseyi'nin statüsünde önemli değişikliklerin teklif edildiğini vurguladı ve bu değişikliklerle KEİ İş Konseyi'nin temsil kapasitesinin ve kabiliyetinin artacağını vurguladı. Başkan Akat, "İş Konseyimizin çatısı altında biraraya gelen kurumsal şirketler, ikili, üçlü ve Bölgemizin geneli için yeni projeler geliştirecek ve bu şekilde başta ulaşım ve enerji olmak üzere, Bölge'nin kalkınmasına katkı sunacaktır" dedi. 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

ASYA-PASİFİK İŞ KONSEYLERİ, BÖLGE DİPLOMATİK MİSYON TEMSİLCİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

ASYA-PASİFİK İŞ KONSEYLERİ, BÖLGE DİPLOMATİK MİSYON TEMSİLCİLERİ İLE BİR ARAYA GELDİ

DEİK/Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri ev sahipliğinde, 8 Mayıs 2017 tarihinde gerçekleştirilen çalışma yemeğinde, DEİK'in Bölge İş Konseyi Başkanları ve Yürütme Kurulu Üyeleri, İstanbul'da görevli Asya-Pasifik Bölgesi diplomatik misyon temsilcileri ile bir araya geldi.

19 Asya-Pasifik Bölgesi ülkesinden İstanbul'da görevli  20 diplomat ile 60'ın üzerinde Yönetim Kurulu Üyesinin katıldığı çalışma yemeğinde Asya-Pasifik Bölgesindeki gelişmeler ele alındı; iş ve yatırım fırsatları değerlendirildi. Çalışma yemeğinde ayrıca diplomatik misyon temsilcileri ve iş insanları arasında güncel gelişmeler ile ilgili görüş alışverişinde bulunuldu.

Çalışma yemeğinde bir açış konuşması gerçekleştiren DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, DEİK'in Asya-Pasifik Bölgesindeki 19 İş Konseyi ile, Bölge ülkeleriyle ekonomik ilişkileri geliştirmeye ve güçlendirmeye çalıştığını; bu çerçevede Bölgeye ticari, ekonomik ve stratejik yatırımlar olmak üzere çok yönlü bir yaklaşım sergilediklerini söyledi. "Asya-Pasifik Bölgesi ticaret ve yatırım fırsatları, Türkiye'nin ekonomik geleceği ve belirlediği hedefler için zaruri özelliğe sahip bir bölge" diyen DEİK Başkanı Vardan, Türkiye'nin Asya-Pasifik Bölgesinde güçlü ticari, kurumsal ve savunma ilişkilerini inşa etmek üzere hızla ilerlediğini söyledi.

Çalışma yemeğinde konuşan DEİK/Türkiye-Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı, aynı zamanda DEİK/Türkiye-Çin İş Konseyi Başkanı Murat Kolbaşı ise, 2016 yılında 74.2 trilyon ABD Dolarlık büyüklük ile Asya-Pasifik ticaret rakamının, dünya ticaretinde birinci sırada yer aldığını söyledi. 2009 yılında Asya-Pasifik Bölgesinin küresel orta sınıfın yüzde 28'ine sahip olduğunu ifade eden Asya Pasifik İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Kolbaşı, 2030 yılında bu oranın yüzde 66'lara varacağını söyledi. 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

TÜRKİYE-MOLDOVA İKİLİ EKONOMİK İLİŞKİLERDE HEDEF, 1,5 MİLYAR ABD DOLARI

TÜRKİYE-MOLDOVA İKİLİ EKONOMİK İLİŞKİLERDE  HEDEF, 1,5 MİLYAR ABD DOLARI

DEİK ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye-Moldova İş Forumu, T.C. Başbakan Binali Yıldırım, Moldova Başbakanı Pavel Filip,  T.C. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve DEİK/Türkiye-Moldova İş Konseyi Başkanı Sinan Bora'nın katılımları ile 6 Mayıs 2017 tarihinde Moldova'nın başkenti Kişinev'de gerçekleşti. 5-6 Mayıs 2017 tarihlerinde Başbakan Binali Yıldırım'ın Moldova ziyareti kapsamında düzenlenen Türkiye-Moldova İş Forumu'na 300'e yakın Türk ve Moldovalı iş dünyası temsilcisi katıldı.

T.C. Başbakan Binali Yıldırım, "Türkiye ile Moldova arasındaki ikili ilişkilerimizi daha da ileri taşımaya niyetli olduğumuzdan, 1990lı yıllarda varılan anlaşmaları bugün güncellemekteyiz. Bu bağlamda, ikili ticaret hacmini en kısa zamanda 1,5 milyar ABD Doları ve üstü seviyeye çıkarmaya niyetliyiz" dedi. Türkiye ile Moldova'nın diplomatik ilişkilerinin tesis edilmesinin 25'inci yılını kutlandığını hatırlatan Başbakan Yıldırım, Moldova'daki Türk yatırımlarının  ulaştığı hacmin 300 milyon ABD Doları civarında olduğunu; fakat bu rakamın iki ülke arasındaki mevcut potansiyeli yansıtmadığını söyledi. Türk yatırımcılarının özellikle Moldova'nın başkenti Kişinev ve civarında önemli projeler gerçekleştirdiğini belirten Başbakan Binali Yıldırım, başarılı yatırımların Gagavuz Bölgesinde de artarak devam etmesinin beklendiğini ve Moldova ile işbirliğinde tekstil, tarım, gıda işleme, paketleme ve depolama alanlarındaki potansiyellerin değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Başbakan Binali Yıldırım konuşmasını şöyle sürdürdü: "Türkiye olarak 2016 yılında 850 milyar ABD Doları milli gelir, 11 bin ABD Doları kişi başı gelir ile 500 milyar ABD Doları hacminde ihracat gerçekleştirmiş bulunmaktayız. 2023 yılında gayri safi yurtiçi hasılamızı 2 trilyon ABD Dolarına ulaştırmak ve kişi başı milli geliri de 25 bin ABD Dolarının üzerine çıkarak dünyanın sayılı ülkeleri arasında yerimizi almayı hedefliyoruz. Hedefleri gerçekleştirmek için ise güven ve istikrara ihtiyaç var. Dünyanın birçok ülkesi ile ekonomik alanda atılımlara imza atmaktayız. Bunları, DEİK gibi kurum ve kuruluşlar üzerinden, iş dünyamız temsilcilerini teşvik etmek için yapmaktayız. Firmalarımızın iş yapma şartlarını kolaylaştırmak, onların önünü açmak, hükümet olarak bize düşmektedir. Bugünkü gibi ziyaret ve etkinliklerin ana hedefi, iki ülke işadamlarının bir araya getirilmesi, ikili görüşmelerin sağlanmasıdır".

Moldova Başbakanı Pavel Filip ise, Forumun açış oturumunda yaptığı konuşmada Türkiye-Moldova İş Forumu'nun önemli olduğunu, hâlihazırda iki ülke ilişkilerinin memnuniyet verici ve yüksek seviyede olduğunu söyledi. 2016 yılının Kasım ayında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşmasının yürürlüğe girmesi ile sadece ticaret alanında değil, tecrübe ve bilgi paylaşımı konularında da Türkiye'nin vereceği desteğin Moldova için değerli olduğunu ifade eden Başbakan Filip,  Moldova hükümetinin dünyanın birçok ülkesinde etkili olan finansal kriz sonrasında yenilikçi çalışmalara imza attığını ve 2016'da ekonominin  yüzde 4 büyüme gösterdiğini söyledi. 2017-2018 yılları içinde büyümenin devam etmesi için çalışmaların devam edeceğini belirten Moldova Başbakanı Filip, Moldova'da özel sektörün gelişmesi için denetleme kuruluşlarının sayısını 67'den 16'ya indirdiklerini  vurguladı. Denetleme kurumlarının firmaları cezalandırıcı değil, destekleyen merciler olması gerektiğini ifade eden Başbakan Filip,  Türk iş dünyası temsilcileri ve yatırımcılarını Moldova'daki serbest ekonomik bölgelerde çalışmaya davet etti. Moldova'nın devlet şirketlerinin özelleştirmeye açılacağını ve bu süreçte Türk firmalarının yer almalarını arzu ettiğini belirten Filip,  Moldova'da ilk büyük yatırımların Türk firmaları tarafından yapıldığını söyledi.

DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ise, Türk iş dünyası temsilcilerinin 2016 yılında yürürlüğe giren Serbest Ticaret Anlaşmasının getirdiği itici güç ile ekonomik ilişkilerin yeni bir boyuta taşınması için gayret içinde olduğunu söyledi.  Türkiye ile Moldova arasında imzalanan Yatırımların Karşılıklı Teşviki ve Korunması Anlaşması ile Çifte Vergilendirmeyi Önlemeye İlişkin Anlaşmanın girişimcilerin önünü açan gelişmeler olduğunu vurgulayan DEİK Başkanı Vardan, "İki ülke arasında, karşılıklı ekonomik işbirliğimizi daha fazla artıracak bir yapı artık mevcut. Şimdi temennimiz, böylesi bir yapıyla, ticaret hacmimizi önce, yarım milyar sonra da, 1 milyar ABD Doları seviyesine çıkarabilmek" dedi.

Türkiye-Moldova ikili ticareti (Ekonomi Bakanlığı-2016)

Türkiye'den Moldova'ya yapılan ihracat: 262 milyon ABD Doları

Başlıca ihracat kalemleri:  Tekstil, ilaç, hazır eşya, dokumalık ip ve turunçgil.

Türkiye'nin Moldova'dan  yaptığı  ithalat: 148 milyon ABD Doları

Başlıca ithalat kalemleri: Yağlı tohumlar, sebze, tekstil ve cam ürünleri.

Toplam dış ticaret hacmi:  410 milyon ABD Doları

Dış ticaret dengesi:  115 milyon ABD Doları

 

İlgili Dökümanlar

İlgili Resimler

ICCI 23’ÜNCÜ KEZ KAPILARINI AÇTI

ICCI 23'ÜNCÜ KEZ KAPILARINI AÇTI

23'üncü Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı'nın açılışı (ICCI) İstanbul'da gerçekleştirildi. Enerji sektörünün Avrasya'daki en önemli buluşması olan ve bu yıl 23'üncüsü düzenlenen Uluslararası Enerji ve Çevre Fuarı ve Konferansı ICCI 2017, Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) desteğiyle sektörün tüm bileşenlerini bir  araya getirdi.

Fuarda, enerji sektörüne yön veren 200'e yakın firma yeni çalışmaları sergilenirken, katılımcı firmalar Türkiye'nin yanı sıra başta Ortadoğu ve Balkanlar olmak üzere çeşitli ülkelerden profesyonel ziyaretçilerle bir araya getiriyor. ICCI 2017 kapsamında düzenlenen eş zamanlı oturumlarda ise enerji sektöründe yeni teknolojik uygulamalar, yenilenebilir enerji kaynakları, yerli enerji kaynakları, enerji altyapı sistemleri, kömür teknolojileri ve nükleer enerji gibi konular ele alındı .

Konferansın açış töreninde konuşan DEİK Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad Vardan,geçtiğimiz günlerde başlatılan "milli enerji" seferberliğinin Türkiye ekonomisinin önüne yeni ufuklar açacağını söyledi. Vardan, Türkiye'nin hedeflediği ekonomik büyümeye ulaşmak, bölgesel ve küresel ağırlığını artırmak ve ulusal güvenliğini teminat altına almak için enerjide dışa bağımlılığın sona erdirilmesinin hayati önem taşıdığını vurgularken, bu seferberliğin piyasa ve tüketicilerin ihtiyacını gözetecek biçimde kaynak çeşitliliğinin artırılması, enerji güvenliğinin sağlanması ve yerlileşme odaklı oluşturulduğunu ifade etti. 

"Bizler daha güçlü ve daha müreffeh bir Türkiye, daha sağlam bir ekonomi için yürünen bu yolda kesintisiz, sürdürülebilir, güvenilir ve temiz enerjinin çok önemli bir mihenk taşı olduğunu biliyoruz" diyen DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, bu   alanda yapılan ve yapılacak her bir çalışmanın son derece kıymetli olduğunu ve ülke ekonomisinin önüne yeni ufuklar açacağını dile getirdi. DEİK bünyesinde 2013  yılında kurulan Enerji İş Konseyi'nin Türkiye'nin en nadide firmalarının temsilcilerinden oluştuğunu anlatan Vardan: "Enerji İş Konseyimiz bir yandan ülkemize  yapılacak enerji yatırımlarında yabancı yatırımcıları çekmeye çalışırken diğer yandan ülke konseylerimizle birlikte, öncelikle Afrika kıtasında olmak üzere üçüncü  ülkelerde değişik enerji projeleri üzerinde çalışıyor. Hedefimiz Türkiye'nin enerjisini büyütürken enerjiye ulaşmakta zorlanan ülkelere de Enerji ve Tabii Kaynaklar  Bakanlığımızla birlikte yeni mekanizmalar oluşturmak suretiyle tecrübe ve imkanlarımızı paylaşarak ihtiyaç sahiplerini enerjiyle buluşturmak" dedi.

İlgili Resimler